Anasayfa » Archive

Articles in the Kişisel Gelişim Category

Kişisel Gelişim »

[27 Şub 2009 | Yorum yok | ]

* Çocuğun güçlü olduğu konularda büyüklerine yardımcı olmalarına izin verilmesi.
* Yaptığı işe çok fazla müdahale etmeyerek kendisine duyulan güvenin belli edilmesi.
* Onunla zaman geçirerek önemli olduğunun kanıtlanması.
* Onların düşünce ve inançlarının eleştirilmeden dinlenmesi.
* Potansiyellerini sınamaları için riske atılmalarının teşvik edilmesi.
* Yaptığı işlerle ilgili ona olumlu tepkiler verilmesi.
* Çocuğa yönelik eleştirilerin dolaysız, açık ve dürüst olması.
* Kendisini tanıması için sosyal etkinliklere (Resim, tiyatro, spor…. vb.) yönlendirilmesi.
* Karşılaştırma yapmaktan kaçınılması.

Kişisel Gelişim »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Dış etkilere karşı korunmak için insanlar bazı gerçekdışı düşünceler geliştirirler. Bunların bazıları yapıcı, bazıları ise yıkıcıdır. Kendine güveni olumsuz etkileyen bir kaç düşünce şekli ve onların gerçekçi seçenekleri şu şekilde sıralanabilir:
“Herkesin sevgisini ve onayını kazanmalıyım.”
Bu mükemmeliyetçi, ulaşılamaz bir hedeftir ve kişinin değerini tamamen başkalarının onayına bırakır, adeta başkalarına bağımlı gibi yaşamayı getirir. Oysa ki kişisel değer ve ölçütler geliştirmek daha olumludur.
“Tüm önemli alanlarda yetenekli, yeterli ve başarılı olmalıyım.”

Kişisel Gelişim »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

İtalya´´da zorlu savaş sonrası dönemde bu Venedikli küçük çocuk, ailesinin iki yakasını bir araya getirebilmesi için gazete satmak zorunda kaldı. Kız kardeşi Guiliana çok güzel örgü ördüğü için 60´´larda aile küçük bir kazak şirketi kurmaya karar verdi. Luciano İngiltere´´ye giderek yünü son dakikada boyama tekniğini öğrendi; böylece sürekli değişen trendlere ayak uydurabileceklerdi.
Önlenemeyen yükseliş
1963´´te ilk mağazalarını açtılar ve bu na zaman içinde yenileri eklendi. 1966´´da Fransız tasarımcı Lison Bonfils tavsiyelerde bulunmak üzere Benetton´´a geldi ve 12 yıl kaldı. Marka öyle bir başarı yakaladı ki Luciano Benetton, sonradan şirketin merkez ofisi olan …

Kişisel, Kişisel Gelişim »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Gerçek başarı, başkalarına muhtaç olmadan,
tek başına ayaklarının üstüne basarak ve kendine güvenerek,
“Ben bu işi yapabilirim!” diyenindir.
Ralph W. Emerson
İnsan, yaratılış olarak birçok özelliğiyle doğar. Bu özellikler, ailenin ve çevrenin etkisiyle şekillenir ve değer kazanır. İşte insanda bulunan bu özelliklerden biri de kendine güvenmesidir. Ama burada dikkat edilmesi gereken, kendine güvenen insanlar yetiştirmek adına, egoist, bencil, bütün gücü kendinde bilen, kendine âşık, kendi için yaşayan insanlar yetiştirmek olmamalıdır. Çünkü böyle bir güven, kişinin kendisine de çevresine de zarar verici bir durum arz etmektedir. Böyle birinin dayanak noktası kuvvettir, hedefi de, menfaat ve …

Kişisel Gelişim »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

İlişkilerimizi etkileyen önemli etkenlerden biri; dinlemek ile anlamak arasındaki farktır. Bu iki kavram birbirine benzeşik gözükse de başlangıçları aynı sonuçları çok farklı iki olgudur. Her ikisi de muhatabın anlatımı ile başlangıç bulurken biri bu anlatımı kulağı ile dinler öteki özüyle biri farkeder öteki farkettirir biri kendi algısını ortaya koyar öteki anlatanın algısını biri anlaşılmak için uğraşır öteki anlamak için biri ben merkezinden bakar öteki sen merkezinden…..
Dinlemek ile anlamak arasındaki farkı dinleme merkezimiz belirler. Dinlerken kişiler farklı merkezler kullanır. Merkezimiz hem dinleme biçimimizi hem de algımızı etkiler. Farklı merkezlerden yapılan …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Harry mükemmel bir eş mükemmel bir iş ve mükemmel bir ev istiyordu. Otuz dokuz yaşındaydı ve hala bekar işsiz ve küçük kiralık bir evde oturuyordu. Onun mükemmeli arayışı gerçek dünyanın nimetlerinden yararlanmasına engel oluyordu.
Mükemmelliyetçiler gerçekçi değillerdir. Birkaç şey dışında hiçbir insan mükemmel değildir. Kendinden ya da başkalarından mükemmeli beklemek sadece imkansız bir standardı ortaya koyar ve insanı özeleştiri memnuniyetsizlik hüzün küskünlük ve “neden rahatsız oluyorum” düşüncesine iter. Olumsuz düşünmenin iyiden kötüye giden döngüsüyle son bulur.

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı. “Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor. Ama sevgi nedir? nerede bulunur? biliyor muyuz?” diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor… Sevgi üç çeşittir.
Birincinin ismi ‘Eğer’ türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan seni severim.
Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karşılık bekleyen sevgi.