Articles in the Kişisel Gelişim Category
Kişisel Gelişim »

Bursa Zübeyde Hanım Doğumevi’nde görevli Psikolog Deniz Özcan, bebekler arasında davranış bakımından farklılıkların olabileceğini söyledi, Her bebeğin kendine özgü bir mizacı olduğunu ifade eden Özcan, “Basitçe bebeklerin mizaçlarını ‘zor mizaç’, ‘kolay mizaç’ ve ‘uyum sağlamakta yavaş mizaç’ olarak sınıflayabiliriz. Kolay mizaca sahip bebekleri kısaca az ağlayan, kolay gülen, kolay mutlu olan ve bulundukları çevreye ya da şartlarına kolay uyum sağlayan bebekler olarak tanımlayabiliriz. Daha ihtiyatlı, çekingen, dikkatli ve nazik tepkiler veren bebekleri ise uyum sağlamakta yavaş mizaca sahip bebekler olarak düşünebiliriz” dedi.
Kişisel Gelişim »

Zamanı doğru yönetmek, hedefe ulaşma yolunda büyük önem taşıyor. Uzmanlar, 3 yaşından itibaren çocuğa zamanın doğru yönetiminin öğretilmesi gerektiğini söylüyor.
Zamanını bilinçli kullanan bir çocuğun kısa sürede verimli sonuçlar alacağını vurgulayan Davranış Bilimleri Enstitüsü Stratejik Ortağı Yönetim Danışmanı Dr. Pınar Belkıs Türkoğlu, bu konuda anne ve babalara büyük görevler düştüğünü belirtiyor. Türkoğlu, “Ebeveynler çocuklarını çok iyi tanımalı. Verilen bir işi ne kadar bir zamanda bitirebildiklerini, ödevlerini ne kadar bir sürede yapabildiklerini gözlemlemeliler. Bunun sonucunda bir plan belirlemeliler. Çocuğun zamanını nerelerde kaybettiğini tespit ederek, ilerlemeliler. Ama uyguladıkları yöntem çocuğun keyif almasını sağlamalı” …
Kişisel Gelişim »

Çoğu kişi bana bulunduğumuz zor zamanlar içerisinde insanlarla çalışırken neler fark ettiğimi soruyorlar. Her ne kadar çok başarılı ve güçlü insanlarla çalışsam da bu ortamda onların da en iyi hallerinde- güçlü, pozitif ve üretici- kalabilmek için çabaladıklarını görüyorum. Aslında bu ara başımdaki kötü şeylerin her zamankine göre daha aktif ve fazla olduğunu itiraf edebilirim. Fark ettiğim diğer bir şey ise insanların daha iyiye gitmesi oldu. Müşterilerim kontrol edebildikleri şeylere odaklanarak ve kötü haberler ile medya aldatmacalarına karşı tepkilerini yöneterek, çevrelerinde bulunan iyi haberleri ve iyi fırsatları fark edecekler. Şu anki …
Kişisel Gelişim »

Hayat sonsuz bir arayış. Sonu olmayan keşiflerle dolu zamanlara dalış. Sanırız ki para kazanmayı, kariyer sahibi olmayı ya da başarılı olmayı öğütleyen ebeveynler çocuklarının daha rahat bir gelecek elde etmesini istediklerinden bu tür öğütlerde bulunurlar… Oysa, çabaların çoğu, tatminkar bir hayat umududur. Tatminkar hayat rahat hayattan farklıdır. Tatminkar hayatın içinde zorluklar bulunur, umut bulunur, azim bulunur, tutku bulunur, hareket bulunur, sevinç bulunur, amaç ve anlam bulunur.
Rahat hayatsa durağandır. Sıkıntı yaratır.
Kişisel Gelişim »

Günlük yaşamınızda vaktinizin çoğunluğunu geçirdiğiniz ofisinizde mutlu olmanız çok önemli? İşte çalışma ortamında mutlu olabilmenin 7 yolu!
Yeni bir iş gününe başladınız. Durmadan çalan telefon, şefin acilen istediği dosyalar, bunlar yetmiyormuş gibi iş arkadaşlarınızdan gelen sorular, zaten yetiştirmeniz gereken projelerin üstüne eklenince saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bakıyorsunuz iş saati sona ermiş ve günün sonuna geldiğinizde, yine işlerin yarısı yerinde duruyor. Günler böyle akıp gidiyor, işinizden aldığınız zevk ve tatmin giderek azalıyor, yerine bitmemiş işlerin stresi gelmeye başlıyor. Bu stres gün geçtikçe artıp kronik bir hale geliyor. Kronik stres ise sağlığımızı tehdit …
Kişisel Gelişim »

Hayatımızı sürdürme çabası içerisinde koşturup duruyoruz. Yeni bir doğum haberi aldığımızda yada üzücü bir ölüm haberi aldığımız zaman, sanki o an hayat duruyor ve hayatın neresinde olduğumuzu kıyas yaparak daha iyi anlıyoruz. Yaşanılan acı ve tatlı deneyimler bizleri içten içe etkiliyor. Hayata karşı sağlam durmak ve kendimizi boşvermemek için hayata daha sıkı sarılmayı istiyoruz. Meslek yaşantımız içerisinde de bize darbe vuran olaylar oluyor. Kişisel rekabetin üst düzeyde olduğu bu ortamlarda , işyerindeki huzursuzluklara rağmen işimize karşı tutkumuzu kaybetmemek için kendimizi zorluyoruz.
Kişisel Gelişim »

Topluluk Önünde Konuşmaktan Çekiniyor musunuz?
Birçok kişi için topluluk önünde konuşmak örümcek, yükseklik, uçak gibi korkulardan önce geliyor. Siz de bu gruba dahilseniz vücudunuzun verdiği tepkileri iyi bilirsiniz. Bir sürü insan önünde mesajınızı ulaştırmaya çalışırken elleriniz terliyor, ağzınız kuruyor, bacaklarınız titreyip sesiniz titriyor, kalbiniz hızla atıyorve mideniz karıncalanıyor. Tüm bunlar olurken, siz sadece sahneden bir an önce kurtulmaya bakıyor, mesajınızın doğru bir şekilde ulaşıp ulaşmadığını umursamıyorsunuz :
