Anasayfa » Archive

Articles in the Kişisel Gelişim Category

Kişisel Gelişim »

[21 Ara 2009 | Yorum yok | ]

Genç bir adam , yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti.
Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı.

Kişisel Gelişim »

[10 Ara 2009 | Yorum yok | ]

GEBELİKTE RİSK FAKTÖRLERİ RİSK FAKTÖRÜ NEDİR?
Gebelikte başlayan ve doğum eyleminden lohusalık döneminin bitimine kadar olan dönemde anne adayının kendisini ya da bebeğini ilgilendiren muhtemel normaldışı durumların ortaya çıkma olasılığı her anne adayı için eşit değildir
Gebelikte anne adayının kendisiyle ve/veya bebeğiyle ilgili normaldışı durumların ortaya çıkma olasılığını artıran faktörlere GEBELİKTE RİSK FAKTÖRLERİ adı verilir
Örnek 1: 35 yaşından daha ileri yaştaki bir anne adayının kromozomal anomalili (Down sendromu gibi) bebek doğurma riski artmıştır Bu bağlamda “ileri yaş”, kromozom anomalisi olan bir bebek doğurma açısından mutlak bir risk faktörüdür

Kişisel Gelişim »

[3 Ara 2009 | Yorum yok | ]

Biz, inatla Kaf Dağı’nın arkasından mutluluğun gelmesini beklersek, diğer bir deyişle mutluluğun orada olduğunu zannedersek, daha çok bekler ve yanılırız. Çünkü mutluluk, hemen yanı başımızda!İnsanlığın yaratılışından beri insanların nasıl mutlu olabileceğine dair çok şey yazıldı, çok şey söylendi… Günümüzde hâlâ bu konuda eserler verilmekte, tartışmalar, konferanslar ve paneller düzenlenmektedir. Amaç, bütün insanlığın mutluluğa kavuşabilmesidir…

Kişisel Gelişim »

[1 Ara 2009 | Yorum yok | ]

Spot: Benjamin Franklin’in bir sözü çok anlamlıdır: “Allah kendisine yardım edene, yardım eder.” Yaptığımız her küçük hamle, bizi amacımıza yaklaştırırken önümüze vesileler çıkar. Kum Küçüktü, küçücüktü. Tüm çocuklar gibi hiçbir şeyi tam yapamıyordu. Çorbayı içerken üstüne döküyor, su bardağını deviriyor, elbisesini bile kendi giyemiyordu. Üstelik annesi babası, sürekli olarak ona onu dökeceksin, bunu kıracaksın diyordu. Çocuk kalbiyle kendinin işe yaramaz ve yetersiz biri olduğuna inanmaya başlamıştı.

Kişisel Gelişim »

[30 Kas 2009 | Yorum yok | ]

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurur. Kendisi de pencerenin kenarındaki yerini alır ve başlar neler olacağını beklemeye. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer gelip, kayanın etrafından dolaşır ve saraya girerler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirir. “Halkından bu kadar vergi alıyor ama yolları açmıyor” diye. Sonunda saraya meyve ve sebze getiren bir köylü çıkagelir. Sırtındaki küfeyi yere indirir, iki eli ile kayaya sarılır ve ıkınarak kayayı itmeye çalışır. Kan ter içinde kalır ama sonunda kayayı da yolun kenarına çeker. …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[24 Kas 2009 | Yorum yok | ]

Masa başında çalışılan bir mesleğiniz varsa ve gününüzü genellikle oturarak geçiriyorsanız bir dizi ofis egzersizini rutin iş hayatınızın bir parçası yapmanızda sayısız fayda var. Masa başı işi yapıyor olabilirsiniz; ama bu, oturmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Uzun süre oturmanın bedensel ve zihinsel performansınızı olumsuz etkileyeceği gerçeğinden hareketle, işinize başlamadan önce, çalışırken ve iş sonunda fiziksel aktiviteye zaman ayırmak için her fırsatı değerlendirin. Kuşkusuz yoğun ve stresli bir iş temposu içinde fiziksel aktiviteye zaman bulmak her zaman kolay olmayabilir. Aşağıdaki 11 kural, kendinize ofis yaşamını daha aktif hale getirmek için belki …

Kişisel Gelişim »

[23 Kas 2009 | Yorum yok | ]

Çocukların çoğu, bazen çok basit durumlarda bile mesela bir yabancı kimse ona adını sorduğu veya tanımadığı çocuklar onu oyun oynamaya çağırdıkları vakit şaşırırlar, kızarırlar, kendilerinde bir gerginlik duyarlar, adeta inatla susarlar ve yapabilirlerse oradan kaçarlar. Anne ve babalar çocuklarda görülen bu aşırı çekingenliği kolayca farkediyorlar. Fakat bu hali çok defa yanlış bir şekilde yorumluyorlar. Çekingen çocuğa çok haksız olarak “küçük”, “aptal”, “inatçı”, “yabani” gibi sözler söylüyor. Bir de aksine çocuklarındaki bu aşırı çekingenlikten fazlasıyla memnun kalan anne ve babalar da vardır. Onlara göre çekingen bir çocuk uslu bir çocuktur demektir, …