Anasayfa » Archive

Articles in the Kültür-Sanat Category

Kültür-Sanat »

[31 Mar 2008 | Bir yorum | ]

Bir yazı nedir ki aslında… İki piyango bileti boyunda bir köşe yazısının ne ağırlığı olabilir ki?
Bir çeyrek bilet peşinde çaresizce umut kovalayan milyonların karşısına dikilip “Durun bir de beni dinleyin. Ben de hayatınızı değiştirebilirim” diyebilir mi yazı?
Onlara bir çeyrek biletten göz kırpan serveti vaat edebilir mi?

Kültür-Sanat »

[31 Mar 2008 | Yorum yok | ]

Yabancı diziler denilince akla ilk gelenlerden biri de benim takipçisi olduğum lost dizisi. Nedendir tam bilmiyorum; ama bu dizi üzerine birşeyler yazmak geldi içimden. Seyretmeyenlere bir cümle ile özetleyecek olursak diziyi: Sonu gelmez bir serüven diyebiliriz.

Kültür-Sanat »

[30 Mar 2008 | Bir yorum | ]

Bugün size beyenerek dinlediğim bir sanatçıdan söz edeceğim. Loreena McKennit.
Kimine göre tutkunun sembolü , kimine göre aşkın melodisi, kimine göre ihtirasın sesi ve kimine göre avrupa kültürünün türkücüsüydü; ama herkez tarafından kabul edilen bir gerçek var ki : hiç bir zaman onun gibi bir ses gelmemişti ve gelemeyecekti de. Her dinlediğimizde bizi başka diyarlara götüren , sesindeki titreşimler ile insanları dinlendiren eşşiz bir ses.

Kültür-Sanat »

[29 Mar 2008 | Yorum yok | ]

Yanlızlığa Alışmalı – Can Dündar
Bavulları hep toplu durmalı insanın…
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı…
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vaz*geçmeli…
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı…
Yalnızlığa alışmalı…
* * *

Kültür-Sanat »

[29 Mar 2008 | 2 yorum var | ]

Şarkılarının dilimizde dolaştığı şu günler de, ”Enbe Orkestrası”nın adını çok duyar olduk. Dünyanın en çok konser veren orkestraları arasında ikinci sırada yer alan ENBE Orkestrasını  hiç düşündünüz mü? bu grup kimdir kimler vardır , kısacası “Enbe” nedir? En-be grubun kurucuları olan Engin Titiz ve Behzat Gerçeker’in isimlerinin baş harfleridir. Bir anlam ifade ediyormuş gibi dursada işin asılı bu

Kültür-Sanat »

[25 Mar 2008 | Yorum yok | ]

Can Dündar hocamızın çok sevdiğim yazılarından bir tanesini daha sizlerle paylaşmak istedim. O kadar güzel ki aşkın tarifi…
Eğer ;
O’nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz… ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin… O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…

Kültür-Sanat »

[18 Mar 2008 | Yorum yok | ]

Öyle bi aş olsun ki derim…
 
“Biraz taş biraz hayvan biraz düş”
Ve göğe aşırdığım kuş
Denizin mor bostanından
Süngerim al soğanım
Soluğumdan açan lale
Mutluluğa geleceğe
 
Yeter ki bir döşün olsun kocaman
Bu aş ve bu vurgun seksen kulakta yenir
Ve sıkarsa tabiy toplumsal petkan
 
Öyle bir Aşk olsun ki derim…