Anasayfa » Archive

Articles in the Yaşam Category

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Hayat yürünmesi gereken bir yol sadece. Bazen uzun bazen kısacık… Her bir zorlukla başa çıkabildiğimizde bizi daha da güçlendiren… Geri dönüşü olmayan…
Zannetmeyesiniz ki zorluklar sadece sizin karşısına çıkıyor. Yaşadığınız zorluklara biraz yakından bakın. Güçlü ve zayıf yönlerinizi iyi tahlil edin. Kendinize karşı dürüst davranıyorsanız siz de göreceksiniz ki başınıza gelenler zayıf olduğunuz tarafınızla ilgilidir. Mesajı doğru okursanız bu yönde kendinizi güçlendirmeniz gerektiği sonucuna varırsınız. Eğer okuyamazsınız isyan edersiniz neden bunun sadece sizin başınıza geldiğini düşünür durur hem sinirlerinizi yıpratır hem de zamanınızı boşa harcar durursunuz.

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Enerjinizi tüketen birinci grup faktör: Çevrenizdeki insanları memnun etmeye çalışırken şevkinizin kırıldığını moralinizin bozulduğunu hissettiğiniz durumlar. Mutlu ettiğiniz insanların sizi hiç düşünmemesi. Sevilmediğiniz ve fark edilmediğiniz hissine kapılmanız.
Enerjinizi yenileyen birinci grup faktör: Sınırlarınızı çizmek ve kendinize zaman ayırmak. Beklentisiz olacak seviyede fedakârlıkta bulunmak. Sizi ümit kırıklığına ve moral bozukluğuna uğratmayacak bir arkadaş çevresi bulmak veya böyle bir semte taşınmak.

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[25 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Her insan az da olsa bencildir. Eskilerin dediği “Önce can sonra canan” deyimi de bunun açık bir itirafı bence. Çocukluktan itibaren insanı yöneten temel güdülerden biri de bu. Oyuncaklarla oynayan üç beş çocuğu izlediğinizde bu duygunun doğuştan geldiğini anlamak hiç de zor değil. Farklı bir durum ya da ilgisini değiştirecek farklı bir seçenek yoksa çocuk oyuncağını paylaşmak istemez. Her şeyin en cazibini kapmak ister. Çoğu zaman elindeki birkaç şekerinden birini bile arkadaşına vermek istemez.
Yaş ilerledikçe bencillik duygusu birçok insanda yerini yavaş yavaş paylaşmaya bırakır. İnsan sosyalleştikçe bencilliğini bastırır. Ama bu …

Sağlık, Yaşam »

[22 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Yağlı saçlar nasıl tedavi edilmelidir?
Özellikle yağlı saç derisinin, sağlığını kazanması için kullanacağınız şampuanın çok dikkatli seçilmesi gerekmektedir. Yağlı saçılarınızın tedavi yolu saçlı derideki yağı azaltmakta bitirmektedir. Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar ,sabunlar, kremler,yağı arıtmak için ağır surfaktanlar içermesi gerekmektedir. Surfaktanlar yağı ve sudaki kiri uzaklaştırırlar. yağdan arınmanızı sağlamaktadır.
Saçlar ne sıklıkla yıkanmalıdır?
Çoğu kişi şampuanın saçlı deriyi değil saçları yıkadığını düşünülmektedir.Gerçeği şampuanlar saçlı deriyi yağdan temizlenmesi ve saçın sağlığını korumak için üretilmiş olmasıdır. Bu nedenle şampuan ve diğer bakım ürünlerinin seçimi saçlı deriye göre yapılmalıdır.

Yaşam »

[15 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Kaybetme korkusunu azaltan en büyük şey sevgidir. Sevgi arttığı zaman kıskançlık gibi negatif duygular azalır. Kıskanılan kişi eşinin kıskançlığını, korkusunu, güvensizliğini gidermek için savaşmak yerine daha çok sevgi vermeye çabalamalıdır.
İkili ilişkilerde en büyük ihtiyaçlardan biri karşılıklı güvendir. Sürekli kıskanılmak, güvenilmemek elbette kıskanılan tarafı da yoracak ve gerecektir. Böyle bir muameleye maruz kalan kişi eşine şu şekilde yaklaşmalı: “Bana vereceğin en büyük armağan bana inanmandır. Ya bana güven, ya da güvenmemekte haklı olduğu kanıtla. Sen yoluna git, ben yoluma gideyim” tarzında kesin bir dil kullanmalıdır. Eşinize vereceğiniz kaçamak cevaplar onun şüphesini …

Yaşam »

[12 Şub 2009 | Yorum yok | ]

21 bin kişiyle görüşülerek yapılan araştırmada Türk milletinin en çok korktuğu şey ortaya çıktı. Ancak onun da çaresi yok!
Araştırma şirketi GfK’nın Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 20 ülkede gerçekleştirdiği “Endişeler Araştırması”na göre Türkiye’de kişisel korkular içinde “aile içinde ölüm ya da ciddi hastalık/yaralanma” yüzde 47 ile birinci sırada yer alıyor. “Eşten/sevgiliden ayrılma endişesini” en çok Ruslar ve Türkler duyuyor.
Dünyanın 5. büyük araştırma grubu olan GfK’nın Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 20 ülkede Eylül-Ekim 2007 tarihlerinde 21 bin kişi ile yüzyüze görüşerek yaptığı “Endişeler Araştırması”nın sonuçlarına göre Türkiye’de kişisel korkular içinde “aile içinde …

Yaşam »

[12 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Toplum içinde rahatlıkla gülümseyebilme şansına çok fazla insan sahip değil. Ancak, günümüzde yapılan küçük girişimlerle sağlıklı ve güzel bir gülüşe sahip olmak mümkün.
Çünkü günümüz diş hekimliği gülüş şeklinin yeniden tasarlanmasına hatta mesleğe göre şekillenmesine bile izin veriyor. Örneğin bir yönetici, bir iş adamı veya bir televizyon spikeri için farklı gülüş tasarımları yapılıyor. Burada da dişlerin rengi, şekli, sivriliği ya da yuvarlaklığı dikkate alınarak gülüş tasarımı gerçekleştiriliyor. Peki bir iş adamı nasıl dişlere sahip olmalı, nasıl gülmeli? Hizmet sektöründe çalışan insanlara nasıl bir gülüş “tasarlanıyor”? Güzel gülüşü engelleyen dişeti sorunlarının çözümü …