Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır
Anasayfa » Kişisel Gelişim

Erken Müdahale Edilen Hayat

7 Nisan 2009 Yorum yok

“Keyifler değildir yaşamı değerli yapan.
Yaşamdır keyif almayı değerli kılan” Bernard Shaw

Genelde kişiler hayatı mutlu yaşamak istediğini buna rağmen yaşayamadığını iddia eder. Bizler şöyle bir kendimize baktığı zaman hayattan beklentilerimiz ile hayatı algılayışlarımız arasında ciddi bir bağıntı olduğunu görebiliriz. Çünkü bizleri mutsuz eden hayattan beklediklerimizle hayatı algılayışımız arasındaki farktır. Bu düşünceler fark edemeyeceğimiz kadar çok yükseklerde ve derinlerde gezinerek bizi etkisi altına alır. Dolayısıyla biz istediklerimizle yaptıklarımızın bütün olduğu yanılgısını yaşarız. Bunun sonucunda da hep kaçırılan fırsatlara döner bakar ve “ o firmanın teklifini kabul etseydim. O kişi ile bağlantım devam etseydi. O zaman hayatım daha istediğim açıda olurdu.” Gibi anının farkında olmadan geçmiş olmuş bitmiş şeyler için yakınıp durmazdık. Ve üstüne üstelik kaçırılan fırsatların üzerinden olmayan şeyleri yaşayamayacağımız için üzülmezdik. Ya da olmazsa olmaz düşüncesi ile körü körüne bir şeyleri dayatmazdık kendimize.


Aslında hayatımıza yılları katarken yıllarımıza hayat katabiliyor muyuz? Bunun farkında oluyor olsaydık yukarıdakilerin hiçbir geçerliliği olmazdı. Evet biz insanlar hayatta kalmayı öğrendik ama yaşamayı öğrenebildik mi? Önemli olan nokta budur.
Buradan yola çıkarak düşündüğüm de hayatı bir sınırlı üyelik paketi gibi görüyorum. Nasıl mı?

Bir dergiye bir kulübe üyelik gibi. Hani bir hizmete belli bir süre için belli bir bedel ödersiniz ve o süre içerisinde aboneliğin getirilerinden faydalanırsınız ya onun gibi.
İşte hayatta belli zaman dilimi içinde kendince ödediğin bedelin hayata oluşunun karşılığını almak gibidir. Burada hemen “hayatta olmak benim tercihim değil” gibi bir düşünce sürecine geçebilirsiniz. Fakat dikkatinizi çekmek istediğim şey bizim irademiz dâhilinde olan şeylerdir. Dünyaya gelmek bizim irademiz dâhilinde olmadığına göre bu düşünceyi daha sonra değerlendirmek üzere bir kenara bırakalım. Şimdi hayatta var olduktan sonra ki açılımlarımıza bakalım.


Varsayalım ki bir yüzme kulübüne üyeliğimiz var. Bir yılık abonelik bedelini ödemişizdir. Bunun üzerine artık kulüp üyeliğin getirdiği ayrıcalık olarak her an hiç beklemeden kontenjan dâhilinde olduğumuzu bilmenin rahatlığı ve bir giriş kartı ile gidebileceğimiz mesafede. Fakat kulübe bizim bir bedel vererek üye olmamız demek gitmeden orayı yaşayabileceğimiz anlamına gelmez. Öyle değil mi? Kulübe üyelik amacımız; yüzmeyi öğrenmek olabilir formda kalmak olabilir iş stresinden uzaklaşmak olabilir. Ancak biz hiç zaman ve emek harcamazsak bu belirttiğimiz amaçlarımıza ulaşmadan süremiz dolacaktır. Dolayısıyla hayatta bir abonelik paketi gibidir. Bizlerde onu limitince kullanmaya çalışanlarız.

İşte bunu fark ettikten sonra hayatımızın kalitesi bizim oluşturacağımız doğru açılımlarla mümkün olacaktır. O nedenle sınırlı sürede maksimum performans ortaya koymak gerekmektedir. Çünkü hayattaki yerini ve değerini belirleyen kişinin kendisidir.

“Fakat nasıl olur? Hayat bazen istenileni ıskalamak doğru zamanı beklerken fırsatı kaçırmaktır ” diye düşünebilirsiniz.

“ Evet doğru hatta….”

Hayat ;
Bazen dalgalı deniz gibi içine sığmaya çalışmak; yanardağ gibi kızgınlığını gizleyememek… Gidenlerin ardından baka kalmak hayal edilen sevgiliyi beklemektir…Doğru kişileri yanlış görmek yanlış kişileri doğru zannetmektir…Yanlış zamanda hareket etmektir… Kendinle baş başa kaldığın yalnızlıktır…Küçük bir gülümseme komik bir surattır… En sevdiğin yanındayken huzur ağlarken kederdir…Dostlarla neşedir…Bazen zorunluluk bazen sorumluluk. Bazen zevktir… Kış soğuğunun ortasında yazı yazın bunaltıcı sıcağında kışı özlemek ya da her mevsimi kendi güzelliği ile kabul etmektir…

Fakat hayat her şeyin üstünde bir tercihtir…Her şeye rağmen yapabilmeyi tercih etmektir. Hedefe ulaşmayı tercih etmektir…Doğru zamanda doğru açıda olmayı tercih etmektir…
Hayat kısacası yaşamaya değer yolculuktur.

“Dilerim bütün hayatınız boyunca yaşarsınız.” Jonathan Swift

Aynur Birkan

Benzer Yazılarımızın Listelesi Aşağıdadır!

  • Testis Kanserine Dikkat
  • Gidene Kal Demeyeceksin
  • Erken Kalkan Yol Alır
  • Hayat Der ki …
  • Hayat Bir Kaldırım Taşında Yürümeye Çalışmaktır
  • Göz tembelliğinde tedavi süresi
  • Önce “Bebeğine” Zarar Verme!
  • Unutmak, Unutkanlık ve Demans’a Uzanan Yolda Unutkanlık İşaretleri
  • Aslında Adildir Hayat
  • Her Erkeğin Yaptırması Gereken 13 Test
  • Okul Hayatı Bitince, Hayat Okulu Başlar
  • Çocuğunuza Uyku Alışkanlığı Kazandırmak İçin 15 Öneri
  • Hangi Karakter, Hangi Hastalığa Davetiye Çıkarıyor?
  • Yorumunuzu Bırakın

    Add your comment below, or trackback from your own site. RSS ile subscribe to these comments takip edebilirsiniz.

    Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

    You can use these tags:
    <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

    This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.