Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır
Anasayfa » Yaşam

Farzet ki Öldün, D. CÜCELOĞLU

7 Aralık 2008 3 adet yorum

Doğan Cüceloğlu’ nun eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma:

B(Dogan Cuceloglu): Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
K(Katılımcılardan Biri): Allah’a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.

B: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz? Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar:
K: Ölüm.

B: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Diğer hiç biri insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi? Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır. Şu şekilde devam ederim:


Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?

K:Hayır

B:Şu saniye içinde olma olasılığı var mı?
K:Var.

B:Yarın?
K:Evet.

B: 30 yıl sonra?
K: Olabilir.

B: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini bili yor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz? Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle hiç bakmamışlardır. Sözümü sürdürürüm:
B: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?
K: Yoktur hocam.

B: Peki nereden biliyoruz, az sonra telefonumuzun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini? Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar.
K: Hocam konuyu değiştirsek?

B: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
K: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

B: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma ya da gerginlik konusu yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona “yüreğinizin taa derininden gelen bir “seni gerçekten çok seviyorum” demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı? Burada bazı katılımcıların ağladığı olur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.


B: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde “şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim?” diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?

Benzer Yazılarımızın Listelesi Aşağıdadır!

  • Yaşamı Yönetme Stratejileri
  • Kendinize Güvenmeyin ve Hiçbir Şey Öğrenmeyin – Melih Arat
  • Yaşamın Anlamı ile İlgili Üç Soru
  • CAN DÜNDAR: Başardık Ata’m
  • Başarı Gemisinin Dümenini Eline Al
  • Seçmek ya da Seçmemek
  • Topluluk Karşısına Çıkma ve Konuşma Fobisini Yenmek
  • 3 yorum var »

    • mudkicker.com » Blog Archive » D. Cüceloğlu’ndan güzel bir bakış açısı Diyor ki:

      [...] Başaran’ın sitesindeki bir yazıyı buraya da kopyalamak istedim. Doğan Cüceloğlu’nun bizim şirkette de seminerleri oluyor [...]

    • ferkul Diyor ki:

      çok guzel
      doğan cücelioğlu gerçekten iyi bir yorumcu

    • şennur Diyor ki:

      sayın cücenoğlu nun bu konuya bakış açısı çok etkileyiyici inşallah tüm insanlar bu yazıyı okur ve bir nebze olsun etkilenirler.tatlı dil güler yüz ve sevmek sevilmek kadar güzel birşey olamaz. ölmeden önce buları sevdiklerimize ve tüm insanlara vermek çok kolay aslında. sevgiler saygılar

    Yorumunuzu Bırakın

    Add your comment below, or trackback from your own site. RSS ile subscribe to these comments takip edebilirsiniz.

    Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

    You can use these tags:
    <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

    This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.