Gençler İçin Geliştiren Altın Öğütler
< Kimseye karşı kin tutma ve kimsenin başarı ve saadetini kıskanma. Fakat imren, sen de öyle bir muvaffakiyet ve saadete erişmeye çalış. İmrenmek terakkinin şartıdır. Kin ve kıskançlık ise iç ferahlığının, sağlık ve saadetin iki azgın düşmanıdır.
< Dost kazanmak için cömert ol. Bil ki hasisin dostu yoktur.
< Gençliğinde iyi arkadaş kazan. Yaşlılıkta kazanılan arkadaşlık sağlam olmaz. Zira paslı teneke lehim tutmaz.
< Gençlik güzelliğine şans denilen kör kuvvet bile aşıktır. Gençliğini boş yere harcama. Onu kıymetlendirmeyi bil.
< Herkesçe beğenilen asıl güzellik ahlak güzelliğidir. Çünkü ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.
< Ahlakını güzelleştirmeye daima çalış. Ahlak güzelliği insan için en kıymetli bir servettir.
< En yakın arkadaşlarınla bile şakaların zarif olsun. Kaba şakadan hayvan bile hoşlanmaz.
< Dost ol. Ta ki sana da dost olsunlar. Dostluğunu kötü günde göster. Ta ki kötü gün dostu bulasın.
< Dostlarına vefalı, düşmanlarına müsamahalı ol ve yere yıktığın düşmanını tekmeleme.
< Alicenaplık göster. Vefa ve alicenaplık, yüksek ahlakın iki parlak düsturudur.
< Büyüklere hürmet et. Ta ki büyüdüğün zaman sen de küçüklerden hürmet göresin.
< Kadınlara hürmet et. Düşün ki kadınlık insanlığın anasıdır.
< Ana-baba ahı alma. Ana-baba ahının zehrini içen kimse kurtulamaz.
< Yaşlıların tecrübesinden faydalan. Ve tecrübe edilmişi yeniden tecrübeye kalkışma. Ta ki pişman olmayasın.
< Muvaffakiyetlerinle mağrur olma. Bil ki gurur gelecekteki en büyük başarıların en büyük düşmanıdır.
< Sonunda pişman olacağın bir işi başında düşün. Pişmanlık ahmaklıktır.
< Küçüklere şefkat göster. Ta ki büyüdükleri zaman onlardan şefkat görmeye hakkın olsun.
< Boşuna iddia ve inat etme. Hakikati ara. Ara ve sev. Hakikat sevgisi insan için sevgilerin en yükseğidir.
< Kusurlarını kendin gör. Ta ki onları ikmal edebilesin.
< Hayatta cesur ol. Fakat bil ki cesaret gözü kapalı tehlikeye atılmak değildir.
< Başkasının kanaat ve akidesine hürmet et. Ta ki başkası da seninkine hürmet etsin.
< Kendine yapılmasını istemediğin bir muameleyi başkasına yapma. Ta ki başkası da sana karşı aynı şekilde hareket etmesin.
< Kendine iyilik yapılmasını istersen başkalarına iyilik yap. İyiliğe karşı iyilik adalettir. İyiliğe karşı kötülük cinayettir. Kötülüğe karşı iyilik ihsan ve atifettir ve insanlığın en yüksek derecesidir.
< Düşenin elinden tut. Ta ki sen de düştüğün zaman tutacak el bulasın.
< Sözlerin tatlı, tavırların zarif olsun. İnsanın kabası ısırgan köpek gibidir. Herkes tarafından taşlanır.
< Başkalarından gördüğün kötülük seni iyilik yapmaktan alıkoymasın. İyilik ibadettir, kötülükle mahsuplaşmaz.
< Kendinden üsttekilere değil, kendinden alttakilere bak. Rahat edersin.
< İşinde ve sözünde doğruluktan ayrılma. Hak doğruların yardımcısıdır.
< Kibirli olma. Kibirli insan sarımsak kokan ağız gibidir. Herkesi kendinden uzaklaştırır.
< Alçak gönüllü ol. Mütevazı insan, meyve ağacına benzer. Meyve dalının yere eğilmesi meyvesinin çokluğundandır.
< Çalış, daima çalış. Fakat hırsı bırak. Zira hırs verimli çalışmanın, sağlık ve saadetin düşmanıdır.
< Çalış; fakat haris olma. Haris insan, ciğer bulaşmış eğeyi yalayan aç kedi gibidir. Dilinden akan kanı yalar da bilmez.
< Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüde ve kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman fikrini ve reyini soracağın kimseyi iyi seç. Düşün ki isabetsiz bir fikirden hareket ederek verdiğin karardan bütün ömür boyunca pişmanlık duyman mümkündür. Fakat isabetli bir fikirden aldığın ışık da bütün ömrünce yolunu aydınlatır.
< Başarılı olma yolunda senin ilk büyük düşmanın tembelliktir. Tembellik insan karşısına çıkıp da mertçe savaşan bir düşman değildir. Bilakis, eski peri hikayelerindeki kahramanlar gibi şekilden şekle girerek ve bin bir hile kullanarak alt etmeye çalışan bir namerttir. Tehlikenin büyüklüğü de buradan gelir.
< Başarının bir diğer düşmanı kötü arkadaştır. Dost ağzı kullanır, seni esirger ve yardımına koşar görünür. Seni kendisine imrendirmek için yapmadığı şaklabanlık kalmaz. Tembellik senin içindedir ve senin ağzınla konuşur. Arkadaşın kötüsü ise sana kendi ağzını kullanır ve seni tembellikten daha çabuk kendine bağlar. Zaten tembelliğin işi asma, hoppalığa ve züppeliğe düşme şekli ekseriya kötü arkadaş telkinleriyle başlar ve zamanla alışkanlık halini alarak içimizde yerleşir.
Alıntıdır. Emeği Geçenlere Teşekkürler.










Öncelikle bu çok değerli sözler için hepinize teşekkür ediyorum. ben ankaralıyım. şuan Adanada Çukurova üniversitesinde okuyorum. Üniversiteye yeni başladım ve başladığım için cok pişmanım çünkü sosyal olma arkadaşlık çevre gibi alışkanlıklarım hiç olmadı. şu an yalnızım 120 kişilik sınıfta ve bu bana gerçekten çok koyuyor üniversitede böyle alışkanlıklar olarak insanın kendini aşabileceğine inanıyorum. Aslında olması için de pek bir çaba gösterdiğimi zannetmiyorum. Tembelliğime geliyor yada korkuyorum cesaret edemiyorum.çünkü bu yaşa kadar evden okula okuldan eve giden tabiri caizse robot gibi bir insandım. arkadaşlarım çevre yaptığı gezip tozduğu birbirleriyle kaynaşıp muhabbet ettikleri zamanlarda ben evde oturur hergün ders çalışır resim yapardım. ortaokulda ve lisede bircok sınıf arkadaşım olmuştu. ancak neredeyse hepsi o dönemlerde kaldı. yine azda olsa facebook vb. sitelerde buluyorum arkadaşlarımı ancak yinede pek konuşamıyorum bi korkaklık, üşengeçlik buluyorum en basit cümlelerimde bile. o an aklıma birşeyler gelmiyor konuşacak sanki. arkadaşlarım bana kitap okumamı öneriyorlardı hep. benimde kitap okuma vb alışkanlığım yoktu.doğruyu söylemek gerekirse inanmıyordu kitapların bana konuşma becerisi vb. özellikleri kazandıracağına. kendimi hep evde resim yapmaya adamıştım. şuan çok iyi resimler yapıyorum yapmasına ama hiç bir işime yaramıyor sadece kimselere gösterince “aa bunu senmi yaptın ne güzel olmuş…” gibi sözleri duymaktan başka.
Hayatımda hiç zorluk yaşamadım Allah’a şükür maddi durumumuzda çok kötü değildi .19 yaşındayım ve bu zamana kadar hiç yaz tatillerinde bi yerde çalışmadım. hep baba parasıyla büyüdüm ve büyüyorum. babamda buna bişe demiyor ama bende yavaş yavaş bu durumu sindiremiyorum çünkü bana ilerde bunun hesabı sorulacak gibi hissediyorum ve bu his beni delirtiyor bazen. keşke bi kerede olsa bi yerde çalışsaydım hayata küçük çaplı da olsa bi atılma yapsaydım. ama olmadı ve içine kapanık dört duvar arasında yetişmiş biri olarak geldim bu zamanlara.
Üniversitede, dediğim gibi hep yalnız kaldım her yerde kaldığım gibi. bi arkadaşım olmuştu ve gerçekten çok iyi bir dosttu diyebilirim. gerçekten hayatımda onun kadar değerli ve beni düşünen bi arkadaşa sahip olduğum için Allah’a hep şükrededim. adı İshaktı. üniversitede sadece onunla aram iidi ve sırlarımı eğlencemi üzüntümü birtek onunla paylaşırdım (sanki ne eğlence üzüntü varki bende yine hayatım robot gibi) ishak benden 2 yaş büyüktü ve hayatında gerçekten çok şeyler yaşamış bir arkadaşımdı. tecrübeliydi her konuda. ishakla gerçekten çok ii dosttuk. şuan yazdığım herşeyi onunla sabahlara kadar adanada geceleri gezerek konuşurduk ve bana hep kendi hayatından örnekler vererek çareler bulurdu nasihatlar verirdi. o benden her zaman kendime güzenmemi isterdi ve ben bununla ne demek istediğini anlamazdım. şimdi ishakla bi sebepten dolayı konuşmuyorum ve çok pişmanım. o arkadaş benim için bir fırsattı çünkü beni hayata hep umutla bakmayı o öğretti. herzaman derdi senin birgün bu özgüven duygusunu aşıp kendi zincirlerini kıracaksın diye…
Artık üniversite okuyordum ve bu işin böyle gitmeyeceğini; yani artık bi çevrem olmasını bi arkadş grubuna dahil olmayı ne bileyim onun gibi sosyal olmayı çok istiyordum bu yaşta halen eve kapanıp boş boş durup resim yapıp ders çalışmakla uğraşmak istemiyorum çünkü bu zamana kadar başka bir şey yapmadım ve bu sebeple yalnızım.
Son olarak sizden ricam lütfen bana yardım ediniz gerçekten buna o kadar ihtiyacım varki. çünkü hergün üniversteye gidip iki saat ders görüp insanların nasıl böyle konuşkan arkadaşlarıyla bir olduğunu görüp gülük eğlenerek sohbet muhabbet ortamında olduklarını görmek bana o kadar zor geliyorki ve artık o ders aralarında tek başıma gezip etrafa bakmaktan ve hergün yalnızlığımdan dolayı eve üzüntülü bir şekilde gelmekten bıktım.
Saygılarımla
Bende senin gibi sayılırım.Hep arkadaşım vardı ama sanki yok gibiydi. Bu benden kaynaklanan birşey..
Ben senin gibi düşünmeye ortaokulda basladım.Neden dedim.Nden benim arkadaşlıklarım baskası gibi değil..
İnsan sorunu kendinde aramalı.Bende öyle yaptım.Eğer sorun bendeyse çözümü de bende olmalıydı.
Evet çözüm bendeymiş.Çözdüm.Sadece biraz cesaret.
Aslında hala içine kapanık biriyim.Ama bunu aşıyorum gerektiğinde:)
Lise 3 öğrencisiyim.Çok güzel dostlarım var.Ufak sorunlar yaşıyoruz ama üstesinden gelmeyi de biliyorum.. Ders alarak…
Yukarıdaki yazı güzeldi. Ellerinize sağlık
Yorumunuzu Bırakın
Etiketler Bulutu
Rastgele Yazı
Arkadaşlarım
Anket
Sponsor Baglantılar