Günah İşlemek Kaderde Varsa Neden Ceza Var Sorusuna Cevaben
Günahların sorumlusu kader mi?
İnsanlarca yanlış bilinen kader kavramında en çok akıllara takılan sorulardan birinin cevabını sizler için burada yayımlıyorum. Yazı internetten bulunmuştur. İnşallah faydalı olur diye düşünüyorum.
Yapacağımız işler önceden takdir edildiğine göre, iyi iş yapmanın ne önemi var? Benim Cehenneme gideceğim kaderimde varsa, günah işler, Cehenneme giderim. Suç kaderimde değil mi?
ü teâlâ kimseye zor ile günah işletmez. İnsan, kendi isteği ile günah işlemektedir. ü teâlâ, her insanın Cennete veya Cehenneme gideceğini ezelde biliyordu. Bu bilgisine kader [alın yazısı] denir. Ezeldeki takdir, bir emir değil, bir ilimdir. ü teâlâ, ezeli ilmi ile, kullarının kendi istekleri ile yapacakları işleri bilir. Bilmesi ise, insanların sevap veya günah işlemesine tesir etmez. Mesela bir öğretmenin, bir öğrencisinin imtihanda kazanamayacağını önceden bilmesi, o öğrencinin imtihanını etkilemez. Öğrenci imtihanı kazanamayınca, (Sen benim kazanamayacağımı daha önce söylüyordun) diyerek suçu öğretmene yüklemesi doğru olur mu hiç? Takvimlere, bir yıl içinde güneşin ne zaman doğup, ne zaman batacağı hesaplanarak yazılmıştır. Güneş, takvimde bildirilen saatlerde doğup batar. Güneş, takvime öyle yazıldı diye mi, güneş o saatte doğup batıyor? Takvimlere yazılması, güneşin doğup batmasına hiç etki eder mi? Suç takvime bulunur mu? Levh-i mahfuzda yazılan kaderimiz, sanki takvime benzemektedir.
İşte ’ın da ezeli ilmi ile, kulların günah veya sevap işleyeceklerini bilmesi, kulların işlerine zorla bir müdahale değildir. Sevap da, günah da işleyen kendi arzusu ile işlemektedir. Zaten öyle olmasa idi, sevap işleyene mükafat, günah işleyene ceza verilmesi anlamsız olurdu.
İnsan, irade-i cüziyyesini kullanmakta serbesttir, mecbur değildir. Yani irade-i cüziyye, iyiliğe kullanılırsa ü teâlâ iyilik yaratır, kötülüğe kullanılırsa, kötülük yaratır. Kul irade-i cüziyyesini kullanıyor, ü teâlâ da yaratıyor. (İrade-i cüziyye risalesi M. Akkermani)
ü teâlâ, iyiliği ve kötülüğü, insanların irade etmesi, dilemesi ile yaratır. Namaz kılana da, hırsızlık edene de mani olmaz. Onlara namaz kılma ve hırsızlık etme gücünü veren de ü teâlâdır. Sevap ve günah işlemek, insanların irade-i cüziyyesine bağlı kılınmıştır ki, buna kesb denir. Kesb kuldan, yaratmak ’tandır. ü teâlâ, kimseye zorla günah işletmez. Hâşâ zorla günah işletse, ahirette, “Niye günah işledin?” diye sorar mı hiç?
Önümüzde iki tren yolu var. Garda şunlar yazılıdır: (Sağ yoldaki tren Cennete gider. Sol yoldaki tren Cehenneme gider.) Yolcu, hür iradesiyle, gideceği yerin biletini alır. İstediği trene biner. Son istasyona varmadan, fikir değiştirebilir, dönüş yapabilir. Sağ yoldan giden trenden inip, sol yoldan gidene binenler çıkabildiği gibi, sol yoldan giden trenden inip, sağ yoldakine binenler de çıkabilir.
Demek ki, insan serbesttir. İstediği trene binip, istediği diyara gidebilir. Ancak o, yaya değil, trenle gidiyor. Treni süren de birisi var. İnsanları Cennete veya Cehenneme götüren trendir. İşte hayrı şerri yaratır demek, kula o işi yapma gücünü veriyor demektir. Bir benzinci bir arabaya benzin verse, araba
da kaza yapsa, kaza yapanın, “Sen benzin vermeseydin ben kaza yapmazdım” demesi meşru mazeret değildir. Kendi iradesi ile Cehenneme gidenin, “Cehenneme tren seferi koymasaydınız, biz de gelmezdik” diyerek, tren işletmesini suçlaması doğru olmaz. Çünkü bu trene hiç kimse zorla bindirilmedi. Herkes kendi iradesi ile bindi. İnsan iradesini kullanarak, iyilik yaratılmasını isteyen, sevap; kötülük yaratılmasını isteyen, günah kazanır.
M.Ali Demirbaş










Kader. zaman icerisinde olaylari ve hadislereli yasama manzumesidir. burda aslolan bu durum karsisinda ki secim ozgurlugumuzdur. dogruyu yada yanlisi secme irademiz vardir. ve secimin sonuclarina da katlanmak zorundayiz. Allah (CC) gelecegi birlir. tabiki biliyor olmasi bizim irademizi engellemez.
kısaca söylemek gerekirse. hz ALLAH elbette kimin nereye gideceğini biliyor..yaradan bilmez mi?..ama sadce kula,işte sen busun demek istiyor..olay bu kadar basit..akli ve felsefi yaklaşmaya gerek yok..olay iyi düşünülürse tamamen böyledir..yani kula ,işte sen busun demekle kendi kendiyle yüzleştiriyor..yoksa Rab bilmezmi…sevgiyle kalınız.
ü teâlâ, iyiliği ve kötülüğü, insanların irade etmesi, dilemesi ile yaratır. Namaz kılana da, hırsızlık edene de mani olmaz. Onlara namaz kılma ve hırsızlık etme gücünü veren de ü teâlâdır. Sevap ve günah işlemek, insanların irade-i cüziyyesine bağlı kılınmıştır. Yani insanın iyiliği veya kötülüğü işlemesi kendi seçimi öyle değil mi arkadaşlar. Kendi seçimi, kendi tercihi.. mesela iyilik yapmayı tercih eder Allah tercih ettiği iyiliği yaratır, kötülük yapmayı tercih eder Allah tercih ettiği kötülüğü yaratır. Seçmek …Tercih etmek … işte üzerinde durduğum konu tam da burası..
” hem hayır şer Allah’tan deniyor, hem de kul işlediği günahlardan sorumlu tutuluyor. Bu çelişki değil mi? ” sorusuna verilen cevap hep şudur, insan iyiliği kötülüğü yaratmaz, iyiliği veya kötülüğü tercih eder Allah yaratır…
Daha iyi anlatabilmek adına önce bazı konuları tekrar ele alalım gözümüzün önünde dursun.
” Allah herşeyi yaratandır. ” Şimdi eğer herşeyi yaratan ise, eylemleri ( diğer adıyla fiiller ) de yaratan Allah mıdır ?
Tabi ki de Allah’tır. ( eğer bir tanecik bir şey bile bunun dışında kalırsa o zaman herşeyi yaratandır denilemez )
eylemler nedir? İşte koşmak, yürümek, televizyon izlemek, müzik dinlemek, düşünmek, hayal etmek.. ( -mek, -mak mastar ekini alanlar işte hepsini yazmayayım )
Şimdi arkadaşlar buraya dikkat edin; tercih etmek de eylemdir… seçmek de eylemdir … irade etmek de eylemdir… dilemek de eylemdir…
Eylemleri yaratan da Allah olduğuna göre ( unutmayalım herşeyi yaratan O idi, ve eylemler de herşey kapsamının içine girerdi ) insanın iyiliği veya kötülüğü tercih ettiren de Allah olur..
Bu durumda kul nasıl olur da yaptıklarından sorumlu olur.. görüldüğü üzere kulun tercih etmesi yönünden de bu durumu izah etmek mantık hatasıdır… Yani sonuç olarak arkadaşlar inanç sisteminiz paradoks içeriyor, şimdi tercih eden Allah değil insan derseniz, bu söyleminizin devamı olarak, neticesi olarak, ” Allah herşeyi yaratandır ” önermesine ters düşmüş olursunuz..
( hiç kimseyi incitecek bir şey yazmadım, insanların yanılmaları da asla aşağılayıcı bir durum oluşturmaz, Hiçbir öğreti Hiçbir inanç sistemi de eleştirilemez olamaz, hakaret içeren cevaplar için asla muhatap olmayacağım da bilinsin )
Açıklamada bir eksik gördüm, tercih etmek de eylemdir diyorum evet. Eylemleri de yaratan Allah idi. İnsanların tercihleri de ( dilemesi, irade etmesi, seçmesi .. ) bu eylemler kapsamına girdiğine göre bunları yapan da Allah olur. Yani insanların neyi tercih edeceklerini belirleyen de Allah olur bu durumda.. daha açıklayıcı olur umarım…
Uzun yıllardan beri İslam’a yapılan eleştirilerden bir tanesi bu kaza ve kaderdir. ” Allah insanları tercihlerinde özgür bırakmıştır ” diyerek mantıklı bir açıklama yapmış olamazsınız. İnsanı her yönüyle yaratan Allah’tır. Onun nasıl bir görünüme sahip olacağını, nasıl bir kafa yapısına sahip olacağını, gelecekte neler yapacağını da önceden belirleyen Allah’tır ( dikkat edin gelecekte neler yapacağı ). Bu islam inancında böyle anlatılmıyor mu ? Eğer öyleyse işte bakın, bütün olanı biteni yapan Allah. Hal böyleyken insanları yaptıklarından ötürü cezalandırmak veya ödüllendirmek mantık hatasıdır.
Ha eğer derseniz ki ” Evet kardeşim aynen öyle herşeyi Allah bu şekilde yapar. Kimse de buna karşı koyamaz. İnsanları bu şekilde birbirinden farklı yaratmıştır. Kula da kim olduğunu gösteriyor ”.
Bu da Allah’ın adaletli olmaması demektir. Adaletsizlik de kötülük özelliğidir. Böyle bir tanrı da varolamaz. Alternatif Tanrılar düşünmeyin, beni de başka bir inanca bağlı sanmayın. Ben sadece bu inançtaki mantık hatasına işaret ediyorum.
Ali ile Veli diye iki insan yaratAcak diyelim. Ali cennete gitti, Veli de cehenneme gitti.. şimdi bu iki insanın ”herşeyini” yaratan Allah ( herşeyi yaratan olduğuna göre ). Dolayısıyla bu insanların ( tekrar belirtmiş oluyorum ) nasıl bir görünüme sahip olacağını, nasıl bir kafa yapısına sahip olacağını, gelecekte neler yapacağını da önceden belirleyen Allah olacak. Şimdi Veli’nin yapabileceği ne olabilir ki bu durumda ? İlahi adalet ile nasıl açıklanır bu durum ?
Bak kardeşim sana yazdım yazdım sildim daha önce de bunu kimseye anlatmadığım için nasıl örneklendirebileceğimi bilemedim ama meseleyi şöyle anlatmaya çalışayım. Ben bir kapıda nöbetçiyim kimse bilmesede herkesi ikna edebilsemde ben rüşveti hiç kaçırmam alırım çünkü para aşığıyım. aslında sende bunu adın gibi biliyorsun ancak kimseye söylemiyorsun. br gün bu durum meydana geldi ve rüşvet aldım. yakalandım ve mahkemeye çıktım. Tesadüfe bak ki sende hakimsin. bana dediler neden rüşvet yedin. ben ağla sızla binbir yalan almadım diyorum. adamlar taak çıkarıyorlar kamera kasetini izletiyorlar.neyse sonuç olarak sen benim biri teklif ederse parayı alacağımı biliyordun ama senin bilmen birşeyi değiştirmedi. Ben her türlü inkara hazırdım yapacağımı bildiğim halde ama karşıma kasetimi çıardılar. şimdi sen söyle benim bunu yapacağımı biliyordun beni hakim olarak durduk yere cezalandırman adaletsiz görünürdü bana fırsat verildi bende yaptım kaydı da tutuldu. işte adalet bunun gibi bişi anlatabildiysem ne ala beceremediysem kusura bakma hakkını helal et…
Deniz arkadaşım yürüttüğün mantık bir yere kadar doğru,ama unutmaki insanlar yani senin deyiminle ali yada veli gelecekte yapacakları konusunda her işi kendi iradeleriyle yaparlar.Herhangi bir şeyi yaparken iyi yada kötü olduğuna sen karar verirsin bu seçme hakkına sahipsin,illede yanlışı yapacaksın yada doğruyu yapacaksın diye bir kaide yoktur.Allahü Teala tabiki insanların neler yapacaklarını bilir,ama sen seçme hakkına sahipsin,iyi ve kötü,haram ve helal,cennet ve cehennem bu seçme hakkının sonucudur.
Kısacası herşeyi Allahu Teala nın bilmesi senin seçim hakkını etkilemez çünkü bu dünyanın insanlar için amacı budur.İyiyi,güzeli ve doğruyu tercih etmeye çalışmaktır.Başarabilirsekde cennetle ödüllendiriliriz.
Allahın adaleti bundan sonra gelir işte,senin yaptıklarınla,seçimlerine göre, sağlıcakla kal…
Muhtelif cümlelerde ‘ü Teala’ yazılmış olup, Allah lafzı mubareği bulunmamaktadır. Dostane uyarmak istedim. Düzeltelim inşallah.
Allah muhabbetinizi bereketli eylesin…
oncelikle sunu soyliyeyim benim inancim kesinlikle koru korune degildir. Allah tum insanlari esit yaratiyor, bizler onun cok sevgili kullariyiz degilmi.? Sunu merak ediyorum Allah her insani yaratip iyi yada kotu olmasi icin dunyayami gonderiyor.?
Ben sana ozgur irade veriyorum hadi simdi iyi ve kotu neymis oyun ogren diyor degilmi?
Allah butun kullarini seviyor ama neden cok sevdigi kullarini severek yaratip daha sonra iyi ve kotu olarak 2 ye bolunmelerine izin veriyor…
Neden cehennemde yakmak ister yarattigi en sevgili kullarini.
Bugun yahudilik, hristiyanlik vs olan bir toplumda doganlarin sizce cokmu fazla secenegi var? Insanlar dogduklarinda hicbisey bilmezler degilmi? Insan nasil egitilirse oyle olur.Sizi kotu birileri kotu egitirse siz kotu olursunuz yahudi hristiyan musluman olursunuz. Yani secim sansi yok denecek kadardir.
Allah bana verdigi bu iradeyi bu akli bu dusunme yetenegini bosuna vermedi, ben bunlari dusunebiliyorsam sadece iyiligi dusunebiliyorsam ve neden kotuler kotulukler var diyebiliyorsam bana bunlari dusunemezsin bunlar gunahtir, seytanin fitnesidir diye bir engelleme yapilamaz. Bakin tekrar soyluyorum ki benim Allah a olan inancim cok buyuk. Tum insanlar iyi olarak dogar Allah onlari hep iyi olarak yaratir. Her zaman iyi olmalari gerekmezmi neden kotuler ortaya cikip cehennem atesinde yakilsin. o en masum en guzel en iyi insanlar kotu olup cehenneme atilsin… Aklimin goturdugu yerde bizlerin bilmedigi anlamadigi yada anlatilmadigi, yol gosterilmedigi birseyler var…
Benim demek istedigim sey hickimsenin cehennem e atilmasina gerek kalmamasidir. Sonucta bizler herzaman Allah in yarattigi butun kullari gibi en sevgili kullariyiz… Aklimin kalbimin sesi bana bunu soyler hep Allah severek yarattigi kullarini kimilerinin ateslere atilacagini bilerek yaratmazdi.
Allah im sen en suphesiz en yuce olansin butun bu sorulara, sakli kalmis seylere, aklimizin erdiremedigi seylere hepsine bir cevabin vardir. Tum insanlarin Allah i Rablerini gormesi kavusmasini niyaz ederim.
Yorumunuzu Bırakın
Etiketler Bulutu
Rastgele Yazı
Arkadaşlarım
Anket
Sponsor Baglantılar
Site İçindeki Yazılar Hakkında
Kaynağı Olmayan Yazılar
Online Ziyaretçi
Page optimized by WP Minify WordPress Plugin
Alt Yapı WordPress | Entries (RSS) | Yorumlar (RSS) | Arthemia Temasının sahibi Michael Jubel Not:Sitenin thumbnail motoru değiştirilmiş ve açık kaynak kodlu imagesizer scripti kullanılmıştır.