İnternet Bilgi Çöplüğü mü?
İnternet bilgi kapısı mı yoksa bilgi çöplüğü mü sorusu herkesin aklına bir kez de olsa gelmiştir. Genel de bu sorular benim kafama hep kızdığım zaman gelse de, interneti bir anda karalamak saçmalık olur diye düşünüyorum.
Bugün Google ya da Yahoo gibi arama motorlarında arama yaptığınızda karşınıza çıkan siteler içerik olarak aradığınıza uygunluğu belki %50-60 oranındadır ya da hiç uymaz. Benim başıma çok gelmiştir normal bir şeyler aratıp karşıma adult sitelerin çıkması. Ya da sadece reklamlardan para kazanmak maksadı ile hazırlanmış, konunun başlığı olan; ama içeriği olmayan siteler.
Bu işin önüne geçilmesinin aslında pek bir mantığı olmamakla birlikte, teknik imkânı da çok fazla yok.Kimim doğru söylediği, kimin hangi yazıyı alıp kullandığını asla bilemeyiz. Her geçtiğimiz gün mutlaka bir konu eklenecek, bir konu daha ve bir konu daha. Konular üst üste birikip gidecek farklı ağızlardan. Okumak okumamak , inanıp inanmamak hepsi size bağlı.
Bu konu ile alakalı araştırma yaparken Psk. Sezai Kayaoğlu hocamın çok güzel bir yazısına rastladım. Onun bu güzel yazısını sizlere sunmaya karar verdim.
Yazının bundan sonra ki kısmı hocamın kaleminden çıkmıştır.
İNTERNET BİLGİ OKYANUSU MU? BİLGİ ÇÖPLÜĞÜ MÜ?
GOOGLE İHTİYACI KARŞILAMIYOR MU?
937.000.000 rakamı Google arama motoruna Google yazdığınızda yani kendisini arattırdığınızda çıkan rakam. Yaklaşık bir milyar kere Google kelimesi internet denen “bilgi hazinesinin” içerisinde yer almış. Tüm dünyada öyle ya da böyle birçok internet kullanıcısının açılış sayfası ya da günde defalarca ziyaret ettiği bir oluşum olan Google şirket yapısı ve büyümesiyle de örnek olarak gösterilmeye başlandı. Hemen herkes Google’dan haberdar ve birçok bilgisini bu sitenin döktüğü siteler vasıtasıyla kazanmakta. Ama kullanıcıların suiistimaline oldukça açık olan web dünyası beraberinde bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmekte.
Tüm internet kullanıcıları öyle ya da böyle arama motorları sayesinde, resmi ya da özel birçok bilgi ediniyor. Ancak kişisel dünyaların her geçen gün biraz daha afişe edildiği ve reklam vs gelirlerle ciddi bir yapı haline gelmiş bu dünyadan elde edilen bilgilerin güvenilirliği ve geçerliliği de sorgular hale geldi. Birçok web sitesi ve içeriğindeki bilgiler benzer sitelerden alınma veya bireysel olarak yazılan bilgilerden oluşuyor. Böyle olunca da yapılan araştırmalarda benzer sonuçların sıklıkla karşımıza çıkması kadar, karşımıza çıkanların da geçerliliği ve doğruluğu tartışılmaya açık hale geliyor.
Google arama motorunun oldukça başarılı olduğu, çok ciddi büyüdüğü ve birçok işi kolaylaştırdığı gerçekliğine rağmen, sonuç dökmedeki karmaşayı da gözlerden öteye itmek pek mümkün değil. Akademik ya da nispeten profesyonel bir konuda araştırma yaparken genellikle Google konunuz ile alakalı olmayan birçok sanal kaynağı size sonuç olarak sunmakta ve bu sizin bilgiye ulaşmanızı engellemekte. Google’ın çıkarttığı sonuçlar birçok insanın aradığı sonuçlar değil, güvenilir değil ve kategorisel bir fark yaratamıyor. Öte yandan kültürel farklılığı göz önüne alan bir oluşumun gerekliliği de aşikar. Akademik bir araştırma yapılacak ise, ayrı haber bazlı bir araştırma yapılacak ise buna göre bir sınıflama yapılması gerekli. Böylece kullanıcılar zaman kaybı, zararlı siteler, spam mailler, virüsler ve pop-up tarzı zararlı etkilerden korunmuş hale gelebilirler. Bu ve benzeri sebeplerle doğru ve geçerli bilginin sorgulanmasının yanı sıra, ulaşılabilirlik de sorun olmakta.Yani gerek Google gerekse de rakipleri artık kültürel farklılıklara duyarlı ve farklı kişilerin farklı ihtiyaçlarına göre arama yapmak üzere programlar geliştirmek üzere çalışmalara başladılar.
Peki internet denen camia gerçekten Hint kumaşı mı yoksa olmasa da olur mu? Birkaç sene evveline kadar oldukça önemli olan bu “hazine” taklit siteler ve amaçsız birçok oluşum sebebiyle karizmasını ve işlevselliğini bir noktada yitirmeye başladı. Halen bilgi toplamada ve öğrenmede önemli bir nokta olsa da birçok gereksiz konuya ev sahipliği yapan sanal alem, içine aldığı uçsuz bucaksız bilgilerle karmaşa ve muammanın da oluşumuna yarar sağlıyor. Eğitim ve öğretim hayatı için şöyle ya da böyle biraz faydası olan sanal dünya, öte yandan araştırma bilincini yok ettiği gibi bilginin ortaya çıkışındaki zorlu süreci de tek tuşa basma hamlesi ile kolaylaştırmakta ve derinlemesine düşünmeyi arka planda bırakmaktadır. Yani “bilgi” namzedine dahi giremeyecek birçok unsur o çatı altında yer buluyor ve insanların kullanımına öyle ya da böyle sunuluyor. Doğruluğu tartışılacak seviyede olan bu bilgi yığınları sayesinde, insanlardaki araştırma bilinci ve sorumluluğu, bilgi üretebilmenin zorluğu ve emeğe saygı gibi değerlerde gözle görülen bir düşüş söz konusu.
Forum kültürleri ile çığırından çıkan bilgi edinme, arkadaş edinme hatta ve hatta düşman edinme gibi durumlar söz konusu. İnternetten tanıştığı kişi ile çok yakın ilişkiler kuran insanların varlığının yanı sıra bu tarz kötüye kullanımlarda mevcut. Blog kültürünün de her geçen gün artmasıyla insanlar duygu ve düşüncelerini birer yazar gibi kimin okuyacağını bilmeden dahası umursamadan sanal alemin kucağına bırakmakta. Okunup okunmadığını kontrol etme, gece yarılarına kadar forumlarda tartışmalar, cevap beklemeler, birbirini alt etme ve yeni jenerasyonun tabiri ile “klavye delikanlısı” olma gibi davranış bozuklukları da gözlenebilen önemli sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Kullanıcıların suiistimaline oldukça açık olan bu alemin de zaman içerisinde kendince gelişen kuralları olmakta.
Kuşkusuz internetin birçok konuda yardımcı olduğu bilinen bir gerçek. İnternet kullanıcısı herkes haberleri, gazeteleri internet aracılığıyla takip edebiliyor, önemli gördüğü dosya, bilgi ve eğlenceli klip vs. tarzı verileri mail aracılığıyla takip edebiliyor. Ancak tüm bunların arkasında gereksiz birçok verinin gezdiği, virüslerle hasar gören bilgisayarlar ve kötüye kullanıma maruz kalan çocukların olduğu gerçeği de her geçen gün patlak veriyor. İnternet denen sanal dünyanın üreticileri ve tüketicilerinin karşılıklı açlıkları ve birbirini sömürmeye hazır beklediği bir gerçek. Bu noktadan hareketle ise tıklanma sayısı ve popülaritenin artmasını sağlayacak unsurlar da değişiyor. Arka sayfa güzelleri ile alıştığımız ve elimize almaktansa internet okumayı son dönemde daha çok tercih ettiğimiz gazete sitelerinde dahi cinsellik ön plana çıkıyor. Sitenin editörünün elinde olan bir hadise olduğu kadar bunun arz – talep dengesi içerisinde ele alınması gerekliliğini de unutmamak gerekir. Yani kadın ve cinsellik teması daha fazla tıklandığı için (yada biz buna inanmak istediğimiz için) gazetelerin sitelerinde de daha fazla yer edinmekte. Bu ve benzeri olumsuz olarak nitelenebilecek durumlar ise internetin ne denli tehlikeli bir kullanım aracı olduğunu göstermekte. Terörist örgütlerin Google Earth ile tüm dünyayı yakından takip edebilmelerinin yarattığı güvensizlik hissinin yanı sıra çalınan banka hesapları, yapılan güvensiz alışverişler gibi birçok unsur internet kullanıcılarının karşı karşıya kaldığı kötü durumlar olarak gerçekleşiyor. Devletler arası krizlere sebep olabilen internetin son alevi Youtube sayesinde meydana geldi ve birkaç günlüğüne erişimi yasaklandı.
Kaos ve komplo teorileri kurmak gerekir ve çok değil 5-10 sene evvelini düşünerek hareket edersek eğer Google ya da Yahoo gibi dünya devi internet kuruluşlarındaki bir arıza ya da kapanma durumunda ne yapılabileceği de akla gelen bir diğer soru. 10 yıl evvel bu kurumların varlığı bile söz konusu değilken gelinen nokta bilişim ve teknolojinin ne kadar önemli ve hızlı tüketilebildiğinin ispatı. Youtube ve Google bu konuda 2 önemli kuruluş. Yani Google kapansa yada çalışmayı durdurma kararı alsa nelerden mahrum kalırdık ya da hayatımız ne kadar etkilenirdi. İnternet erişiminde ciddi derecede problem yaşasak ve Türk Telekom internet sunumu konusunda çıkmaza girse halimin nasıl olurdu şeklinde düşünmek gerek. Yemek tariflerinden haber takibine, burçlardan arkadaş aramaya, şarkı türkü dinlemekten okul ödevlerini yapmaya kadar geniş bir yelpazede hizmet veren internet dünyasının olmaması gibi bir durum neleri beraberinde getirirdi ya da götürürdü acaba?
Uzun lafın belki de kısası internetin mükemmel bir araç olduğu unutulmamalı, olmazsa olmazlardan biri olmamalı, cep telefonu gibi bağımlılık yaratacak seviyeye gelmemesi ve doğru, kullanışlı ve faydalı unsurları içeren bir yapı haline gelmelidir.
Psk. Sezai KAYAOGLU














Sezai Hocaya ve sana katılıyorum. İnternet aslında bilgi deryası fakat çöplüğe dönmek üzere. Küresel ısınma gibi bi’şi bu da bi’ nevi
Önüne gelen dizi-film sitesi açıyor, yok bilmem İsmail YK’ya site açıyor filan haliyle insan hem aradığını bulamıyor hem de gereksiz yere vakit kaybediyor.
valla onu yazmayı unutmuşum hakikaten boşa vakit kaybı
Yorumunuzu Bırakın
Etiketler Bulutu
Özgüven Üzerine Özgüvenli Çocuk Yetiştirme İş görüşmesi İş Hayatı İletişim Teknikleri İnsan İlişkileri Amatör Fotoğrafçı Başarı Beyin Bitkiler ile tedavi Bitkiler ve Ne İşe Yaradıkları Bitkisel Tedavi Can Dündar Can Yücel Ders Çalışma Dini English Etkili iletişim Fotoğraf Göbek Göbek Eritme Göbekten Kurtulma Göz Hastalıkları Göz Sağlığı Güzel Konuşma Sanatı hayat Hayatın Anlamı Karar Vermek Kişisel Kişisel Gelişim Mülakat Melih Arat Motivasyon Mutluluğu Yakalamak Psikoloji Sağlık Sağlıklı Olmak Sağlıklı Yaşam Sosyal İnsan Sosyal Olmak Testler Uyku Yaşam Yaşama Sevinci ZekaRastgele Yazı
Anketler
Arşivler
Ana Menü
Arkadaşlarım
Son Yazılar
Sponsor Baglantılar