Kendine Güvensizlik Nasıl Yenilir?
Beş adımda özgüven kazanma taktikleri
Özgüveni yüksek insanlar girdikleri her ortamda fark edilirler. Bakışları, duruşları, beden dilleri hayata karşı güçlü duruşlarını yansıtır.
Ve bu ayrıcalıklarıyla karşılaştıkları her olumsuzluğun üstesinden daha kolay gelirler.
Seninle dergisinin eylül sayısında yer alan stratejilerle siz de özgüveninizi geliştirebilirsiniz.
Güzel bir uykudan sonra, sabah kalkıp ilk iş olarak banyoya yöneldiniz. Aynanın karşısında "Ne kadar kötü görünüyorum" diye düşünüp, daha günün ilk saatlerinde moralinizi sıfıra indirdiniz. Ayrıca içinizdeki ses, sürekli başarısız olduğunuzu, kötü göründüğünüzü söyleyip duruyor. Oysa kimse size bu konularda en küçük bir eleştiri dahi yapmadı. Ama nedense bir türlü kendinize güven duyamıyorsunuz. Çocukluktan itibaren baş göstermeye başlayan bu özgüven eksikliği ileride başarısızlıklara neden oluyor. Oysa özgüven duygusu doğuştan kazanılan bir şey değil, özgüven öğrenilir! Size beş adımda özgüven kazanma taktiklerini gösterelim…
1- İçimizdeki dırdırcı: Herhalde yine bir şeyleri yanlış yaptım
Hayatta her şey her zaman istediğimiz gibi olmuyor. Bazen inişler ve çıkışlar yaşamak doğal. Ama nedense, iniş durumlarında hep kendimizi suçlu hissederiz. Bu konuda yalnız değiliz! Çünkü özgüven eksikliği yaşayan kişiler, yaşanan sorunlar karşısında sürekli olarak kendilerini suçlu görürler.
Özgüveninizi kazanın: Her şeyden sorumlu değilim ben
Kötü giden her şeyin sorumlusunun siz olmadığınızı aklınıza iyice yerleştirmeniz gerekiyor. Peşin fikirli olmayın! Bir olumsuzluk karşısında, hemen tüm sorumluluğu omuzlarınıza yükleyeceğinize, öncelikle şöyle bir düşünün: "Bu durum karşısında benim rolüm ne?"
2- İçimizdeki dırdırcı: Yine bir sürü şeyi kaçırıyorsun
Sürekli bir şeyleri kaçıracağımızı zannedip, kafamızı olumsuz düşüncelerle meşgul ederiz. Tabii bu durum hayatımızın tamamen stres içinde geçmesine neden olur.
Özgüveninizi kazanın: Sadece ilgimi çeken şeyleri yapacağım
İnsanların söylediklerini "harfiyen" yerine getirmek zorunda değilsiniz. Hayat sizin! Bu hayata istediğiniz gibi yön vermek için de vaktiniz var. Hiçbir şey için aceleci davranmayın. Kararlarınızı sakin düşünerek alın.
3- İçimizdeki dırdırcı: Başkaları her konuda benden daha iyi
Başarmak, ne kadar da güzel bir duygudur. İnsanın kendisini mutlu hissetmesini sağlar. Fakat özgüveni eksik kişiler, başardıklarıyla mutlu olmayı başaramazlar! Örneğin; arkadaşınız terfi ettiğinizi duyuyor ve sizi tebrik ediyor. Siz ise şöyle diyorsunuz, "O kadar da önemli bir olay değil. Herkes terfi edebilir."
Özgüveninizi kazanın: Ben iyiyim
İnsana özgüven kazandıran davranışlardan belki de en önemlisi, sabah kalkıp aynanın önüne geçtiğimizde kendimizden memnun olmamızdır. Ayrıca başkalarından aldığınız övgülere de dikkat edin. Başkaları sizden iyi değil!
4- İçimizdeki dırdırcı: Başkalarının fikirlerini de sormam gerekiyor
Kendi fikirlerimiz nedense hiçbir zaman önemli değildir. Sık sık "Çevremdeki diğer insanlar bu konuda ne der" diye düşünürüz. Başkalarının fikrini almak güzel ama bu konuda çok da fazla bağımlı olmamalısınız.
Özgüveninizi kazanın: İçgüdülerim beni yarı yolda bırakmaz
Kendi içgüdülerinize güvenmelisiniz. Eğer siz bir kıyafeti kendinize yakıştırıyor ve onu giymek istiyorsanız giyin. Diğerlerinin ne düşüneceğini umursamayın.
5- İçimizdeki dırdırcı: Mutlaka kötü bir şey olacak
Bu tamamen beynimizde kurduğumuz saçma bir düşünce. Diğerlerine göre olumsuz olan bir şeyi yapmamız, bunun ardından mutlaka kötü bir şeyler yaşayacağımız anlamına gelmiyor.
Özgüveninizi kazanın: Her şey olacağına varır
İyi düşünce, beraberinde her zaman iyi şeyler getirir. Bir şeye ’başaracağınıza inanarak’ başlıyorsanız, onun üzerinde daha fazla çaba sarf edeceğiniz için başarılı olabilme şansınız daha yüksek. Hayatta insanın karşısına her zaman sürprizler çıkabilir. Önemli olan şunu aklınıza getirmeniz: "Bu tür durumlar her zaman başıma gelebilir. Sonuçta bundan önce bir sürü sorunu halletmiştim. Bunu da halledebilirim." n
Özgüvenin temeli çocuklukta atılır
Psikolog Elvin Aydın (Acıbadem Kozyatağı Hastanesi)
Özgüven, kişinin çocukluğunda edindiği kendi içgüven temeliyle ilgili. Burada ebeveynin rolü büyük olduğu gibi çocuğun da kendisine söylenenleri ya da yapılan davranışları nasıl yorumladığı büyük önem taşır. Bu konuda anne ve babaların üzerinde büyük sorumluluk olmasına rağmen bazen çocuğun da kendi benliği, kendisine söylenenleri olduğundan daha olumsuz anlamasına ve kaydetmesine sebep olabilir. Böylelikle içselleştirilen yargılayıcı, sürekli eleştiren anne ve/veya baba, ileride kişinin kendisine karşı aşırı katı olmasına ve özgüveninin oluşmamasına sebep olabilir. Yapılacak şey, psikoterapinin güvenli ve yargılanmadan varolunabilen ortamında, kişiyi geçmişte yaşadıkları ve bu yaşadıklarını aslında ne şekilde yorumlamış olduğuyla yüzleştirmek. Bu şekilde bireylerin özgüveni artar ve bireyler attığı adımı bilen kişiler haline gelirler.
Neden özgüvensizliğimiz var?
Hayatta başarılı olmak için kendimize güven duymamız şart. Bu bizim aynı zamanda sosyalleşmemizin de anahtarı. Timaş Yayınevi’nden çıkan "Ansiklopedik Eğitim ve Psikoloji Rehberi" kitabının yazarı Ömer Baldık özgüven eksikliğine neden olan durumları sekiz bölümde incelemiş.
1- Utangaçlık: Ne zaman birisi bize baksa, kendimizi hemen huzursuz hissederiz. Yoğun ilgi ve dikkat, insanın cesaretini kırabilir. Bu da bizde "Ya başarısız olursam" gibi korkular yaratır.
2- Kendini beğenmek: Kendine güvenle, kendini beğenmek sürekli birbirine karıştırılır. Oysa ikisinin arasında büyük fark var. Güven, insanın her durumda kendisine inanabileceğini bilmesidir. Kendini beğenmede ise, aslında özgüvenimiz eksik olsa da, çevremize özgüveni yüksek biri gibi gözükürüz.
3- Başarısızlık korkusu: Her insan başarılı olmak ister. Fakat sürekli ’başaramayacağım’ gibi bir duygunun içine hapsolursak, gerçekten de hiçbir zaman başarılı olamayız.
4- Alaya alınma korkusu: Hepimizin başına ara sıra gülünç durumlar gelebilir. Bu, herkesin bizi alaya alacağı anlamına gelmez. Önemli olan, gülüp geçebilmektir.
5- İncitilme korkusu: İçimizde çoğu zaman incitilme korkusu taşırız. Fakat bu düşünceyle, özgüven duygunuzu yitirirsiniz. İnsanların sizi kırmasından korkuyorsanız, bu sorununuzun üstesinden gelmelisiniz.
6- Reddedilme korkusu: "Onunla konuşmaktan korkuyorum. Çünkü benimle arkadaş olmayabilir" tarzındaki düşünceler, bizim içe kapanık bir hal almamıza neden olur. Başarılı ilişkiler içine giremeyiz.
7- Onaylanmama korkusu: Yaptığımız şeylerin toplum tarafından onaylanmaması gibi korkular yaşayabiliriz. Doğal olarak bu durum da özgüven eksikliğine neden olur.
8- İstenmeyen sonuçlarla karşılaşma korkusu: Bu korku yüzünden birçoğumuz riskli işlere bir türlü giremeyiz. Böyle bir duygu, özgüven eksikliği ve psikolojik sorun yaratır.[/]
__________________
Bitti…










slm benim kendime olan güvenim sıfır iki kızım var onlarında bana benzemesini istemiyorum onların hayatlarında başarılı olmalarını ve kendilerine güvenmelerini istiyorum zor dönemdeyiz eşimden ayrılıyorum üstelik borçok borcum var ve onlara yetemiyorum buda onları etkiliyor ne yapmam gerekiyor yardım ederseniz çok sevinirim
slm
bu izlenimi nasıl yok ederim ve nasıl her konuda girişken birşey söylemekten korkmayan biri olabilirim ? yardımcı olursanız sevinirim…
bende de bahsedilen özelliklerin hepsi var. aslında samimi olduğum insanlar çok içime kapanık olduğumu düşünmez. ama çok iyi tanımayanların hepsi ve tanıdığım çoğu kişi benim çok sessiz utangaç biri olduğumu düşünüyor. aslında katılmıyor da değilim. benim sorunum şu: insanlarla aynı ortamdayken sadece gerektiği zaman konuşmak. yani bana bir şey sorarsa anca ona cevap vermek. ben gereksiz olduğunu düşündüğüm konularda pek konuşmam. örneğin derste bir soruyu çözsem hemen atlayıp cevaplamam. doğruysa doğrudur. nedense içimde çekingenlikle karışık bi duygu var bu da benim çevremde sessiz biri olarak tanınmama neden oluyor… bi odun olduğumu düşünenlerin de olduğuna eminim
mehmeteki sıkıntının aynısından bendede var :S
mehmet tekilerin aynıları bende de var ne yazık ki.

veli toplantılarında bugün de dahil aynı şeyleri duymaktan bıktım: “içine kapanık.” :@
bende de bahsedilen özelliklerin hepsi var. aslında samimi olduğum insanlar çok içime kapanık olduğumu düşünmez. ama çok iyi tanımayanların hepsi ve tanıdığım çoğu kişi benim çok sessiz utangaç biri olduğumu düşünüyor. aslında katılmıyor da değilim. benim sorunum şu: insanlarla aynı ortamdayken sadece gerektiği zaman konuşmak. yani bana bir şey sorarsa anca ona cevap vermek. ben gereksiz olduğunu düşündüğüm konularda pek konuşmam. örneğin derste bir soruyu çözsem hemen atlayıp cevaplamam. doğruysa doğrudur. nedense içimde çekingenlikle karışık bi duygu var bu da benim çevremde sessiz biri olarak tanınmama neden oluyor… bi odun olduğumu düşünenlerin de olduğuna eminim bu izlenimi nasıl yok ederim ve nasıl her konuda girişken birşey söylemekten korkmayan biri olabilirim ? yardımcı olursanız sevinirim…(mehmetle aynı ozellikler)
mehmet, nörüllah, esma ve efe deki sıkıntılar bende de var. Ama ben kendimce haftada 2 – 3 saat kurtuluyorum bu sıkıntılardan biraz alkol alıyorum ben bile kendimi tanımıyorum yani istediğim kişilik oluşuyor. insan hep kafa güzel gezemezki
başka yolu olmali
bende sorulan soruya cevap veririm ve insanlar bu kadar konuşcak konuyu nerden buluyolar diyede düşünürüm birini kırmaktan korkarım ve birilerinin benim hakkımdaki düşüncelerinin iyi olup olmadığını hep kafama takarım benden bişey isteseler hayır diyemem hep yönetilen olurum hep yönetilmeye alıştım bu yüzden kendimi hep ezik konumunda hissederim bende olmayan beni kendinden mahrum bırakan o özgüveni bende istiyorum kendimle savaşmaktan çok yoruldum
bende de bahsedilen özelliklerin hepsi var. aslında samimi olduğum insanlar çok içime kapanık olduğumu düşünmez. ama çok iyi tanımayanların hepsi ve tanıdığım çoğu kişi benim çok sessiz utangaç biri olduğumu düşünüyor. aslında katılmıyor da değilim. benim sorunum şu: insanlarla aynı ortamdayken sadece gerektiği zaman konuşmak. yani bana bir şey sorarsa anca ona cevap vermek. ben gereksiz olduğunu düşündüğüm konularda pek konuşmam. örneğin derste bir soruyu çözsem hemen atlayıp cevaplamam. doğruysa doğrudur. nedense içimde çekingenlikle karışık bi duygu var bu da benim çevremde sessiz biri olarak tanınmama neden oluyor… bi odun olduğumu düşünenlerin de olduğuna eminim bu izlenimi nasıl yok ederim ve nasıl her konuda girişken birşey söylemekten korkmayan biri olabilirim ? yardımcı olursanız sevinirim… (Mehmet’teki sıkıntıların yanında bir de alay edilme korkusu)
bende bu bahsedilen özelliklerin bir çoğusu var ama ben bır seyı yapmaktan çok korkyorum bir işe başlamaktan korkyorum ya başarısız olursam sonucu ne oluyor diyorum okulum benı cok sıkıyor ders calısmak ıstemıyorum hıc ıstegım olmuyor basarısız oldugum bır ders benı okuldan soğutuyor şimdilik aşmama gereken önemli hususların basında öz güven eksıklıgı gelıyor ya yapamazsam dıye çok korkuyorum dusunuyor dusunuyor ama ıcınden cıkamıyorum bır turlu yardımcı olursanız sevinirim…
selam
bende de hemen hemen aynı sorunlar var.ama beni herkes kendime cok güvenen biri olarak görüyor..sanırım bu dış görünüşümden kaynaklanıyor..alımlı bir kzım ve her ortamda dikkat çekiyorum..bu durum hoşuma gittiği gibi rahatsızda oluyorumm..tüm gözler üzerimde ve ben hata yapmaktan korkuyorum..yeni ortamlardan yeni iş hayatından yeni olan herseyden nefret ediyorum..acaba beni yanlış anlıycaklarmı beni sevdiler mi…ortamda kendiğimden muhabbt yaratmyrm sorulanlara kısa ve net cevap veriyorum..bunu cok askmak ıstyrmm bunu türkiye de basrmıstım biara..ama şuan yurt dışındayımm..sadece içince insanlrla samimi oluyorum..aslında içimden neler yapmak gelıyor..ama ingilzcem ytrsız hata yapmaktan benımle dalga gecıcekler diye korkuyorum..yanlarına gdnce yes ve nodan baska bsey kullnmıyrm kal gelıyor..telafuzumla dalga gecıcekler dıye korkuyrm..suan kendımı ezık gıbı hissedyrrm..yapmak ıstedıklerımı yapamıyrm..oysa turkıyede boyle deıldım asmıstım sadce cok kalablkta sıkntı cekıyrdm snfta konfransta vs…ama burda turklerle bıle ıletısım kuramıyr..konusunca sacmalıyrm…cok sesızm herkes benı ya utangac ya ukala tanıyrdr.hakkımda ne düşünüyorlar merak ediyorumm mutfakta toplanıyorla ben gitmiyorum oysa gidipp gülmek kendmi tantmak cok istyrm..3 ay burdayım ve zmnmı odada gecrmek ıstmyrm.bana yardımcı olrsanız sevınırm.
Slmm bende orta derecede konuskanım
) çok çenesi düşükleri hiç sevmem boş boş konusanlardan nefret ederim yerine göre konusurum .
)
biraz sessizim
Bende aynı sorunlardan mağdurum
Bu yukardaki arkadaşların çoğuda yengeç burcu sanırım genellikle bu burçtaki insanlarda görülüyor bu tür davranışlar ha olmayadabilir 
Can Merhaba,
Öncelikle kendini kimseye kabul ettirmek için uğraşma.Ve kendini kimseyle kıyaslama.Çünkü her insanın farklı özellik ve yetenekleri var.Yani hiç bir şey yapma,çabalama.Yeteneklerini keşfedip,onlar üzerine yoğunlaş.Bir şeyi çok içten,yürekten istersen olur.Akışa bırak…
slm arkadaşlar bu özelliklerin birazı bende de war.Ama ben kendimi özgüveni eksik veya ezik biri olarak görmüyorum tam tersi pozitif olarak tanımlıyorum.Bir ortama girmekte zorlanmam ama yeri geldiği zaman konuşmayı beceremediğim bile oluyor bunu sorun olarak görmüyorum lakin pratik yapıyorum.Sizlere birkaç tavsiye;
Aynanın karşısına geçip bol bol konuşun
Sahil veya deniz kenarlarında yürüyüş yapın
Hatalarınızı görmezden gelin ama ders çıkarmasını bilin
Tartışma proglamları izleyin
İnsanlarlar iletişim kurmak için konuşmak gerekiyor bunun için de bilgi dağarcığınızın geniş olması lazım.Araştırma yapın istediğiniz aklınıza gelen her şeyi araştırın(en çokta bilim adamlarını)kitap okuyun,öğretici filmler izleyin.Bir ortama girmekten asla çekinmeyin önce bir girin baktınız ki kafa denginiz değil başka ortamlara atılın
Bence insanlarda öz güven eksikliğinin en önemli nedeni bişeylerin eksik olması bilgi birikiminin olmaması üstesinden gelemeyeceğiniz bişey değil bunu asla unutmayın.Ben de kendimi çok güzel bulmuyorum ve psikolojim bozulmuştu.Ama artık takılacak bir durum olarak görmüyorum.Çevremde tanıdığım çirkin demiyelimde bakımsız bir çok
kız görüyorum ama çok pozitif,girişken,atılgan,enerjik olduklarını görünce o kadar da büyütülecek bir durum olmadığı anlıyorum.AMAN BE DÜNYAYA BİRKEZ GELDİĞİNİZ BIRAKINDA TADINI ÇIKARIN KİMİN NE DEDİĞİ İÇ ÖNEMLİ DEĞİL.
30 yasimdayim ve coocuklugumdan beri olan kendime guvensizligimden dolayi yurtdisinda yasamayi tercih ettim,niye cunku avrupadaki insanlar biz Turkler kadar dis gorunumle yargilamiyorlar insanlari diye dusunuyorum hep,bizim kadar yuzeysel bakmiyorlar insanlara belki dogru yada yanlis?
ama ben biliyorum gercegi:(
buraya gelisim ilk kez kendi ayaklarim ustunde durusum olmustu fakat cozum olmadi,inanilmaz derecede beni basarisiz kiliyor hayatta kendime guvensizligim,surekli hata yapmaya korkusundan telefon numarasi bile alirken yanlis aliyorum bu derecede,arkasine saklandigim tek sey ingilizce oldugu icin yanlis anladigimi soyluyorum filan
dis gorunumume gelince normal bir kizim ne guzel ne de cirkin,ve hep guzel bir kiz olsaydim kendime guvenim daha fazlami olurdu diye dusunuyorudum yukarida efe hanimin yazisini okuyuncaya kadar,kendisinin guzel bir bayan oldugunu ifadee ederken ayni sorunlari yasiyor olmamiz ne bileyim,sorun bu degil galiba?
sadece cok yorgunum kafamin icinde atamadigim onyarilarim ,kendime guvensizligim yuzunden:( ingilterede aile doctorumun bana soyledigi su olmustu, benim senin icin yapabilecim tek sey senin kendine yardimci olman,ve ben kendime yardim edemiyorum artik:(
Benimde ozguven sorunlarim vardi bundan 5 yil once bunu farkindalik calisarak astim.yaptiginiz herseyin farkina varin.bundan kastim cay iciyorken sadece cay ictiginizi dusunun cayin tadini alin baska hic birsey dusunmeyin.Biriylemi konusuyorsunuz sanki yabanci bir dil konusuyormus gibi karsi taraf tum kelimelerini dikkatle dinleyin sadece kelimere sozcuklere konusmaya yogunlasin o an kesinlikle birsey dusunmeyin.Dusunmediginiz zaman ozgursunuz ve kendinize guveniniz tamdir.Sadece o ani yasiyin.tabiki ilk baslarda dusunmemek kolay deildir bunun icin biraz praktik yapmalisiniz.gunluk hayatinizda kendi basiniza praktik yapabilirsiniz.Ornegin evinizde yemek yiyorsunuz aklinizdan su kelimeleri gecirin sadece su an yemek yiyorum,yuruyosuz icinizden gecen kelimeler su an yuruyorum,nefes alip veriyorsunuz su an nefes aliyorum.Buna tamamiyle ne yapiyorsaniz farkinda olmak denir.Soyle bir ornek daha verim araba kullanan biri yanindaki arkadasinin hareketlerine sakalarina laflarina ne kadar cok kendini verirse o kadar kaza yapma riski vardir oysa sadece araba surdugunun farkinda olsa hatasiz yani kazasiz yolculugunu tamamlar.Eger biriyle ya da bi kac kisiyle konusurken o anki konusmaya odaklanmiyipda icinizden sakin olmaliyim yada heyecanlanmaya basliyorum evet yeniden basladi vucudum isinmaya basliyor evet dahada isindi simdide terlemye basliycam derseniz beyniniz bunu bir emir olarak alir ve tum dusundukleriniz gercek olur.Ickiliyken daha sosyal olma nedenimizde dusunmedigimiz icindir.Farkindaligi gunluk yasaminizin bi parcasi yapin her ne yapiyorsaniz heyecanlanicaginiz dusundugunuz isler olsun ya da gunluk siradan isler olsun uygulayin ne yapiyorsanir onu dusunun hatta sadece oturuyorsaniz bile oturdunuzu nefes alip verdigini dusunun ve ona odaklanin.Bu sayede hem kendinize olan guveniniz articaktir hem de bizi uzen yipratan dusuncelerimizden kurtulmamizi sagliycaktir.
Sevgiler.
Yorumunuzu Bırakın
Etiketler Bulutu
Rastgele Yazı
Arkadaşlarım
Anket
Sponsor Baglantılar
Site İçindeki Yazılar Hakkında
Kaynağı Olmayan Yazılar
Online Ziyaretçi
Page optimized by WP Minify WordPress Plugin
Alt Yapı WordPress | Entries (RSS) | Yorumlar (RSS) | Arthemia Temasının sahibi Michael Jubel Not:Sitenin thumbnail motoru değiştirilmiş ve açık kaynak kodlu imagesizer scripti kullanılmıştır.