Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır
Anasayfa » Kişisel Gelişim

Kendinize Güvenmeyin ve Hiçbir Şey Öğrenmeyin – Melih Arat

6 Eylül 2009 Bir yorum

İnsanların dört şekilde öğrendiği belirtiliyor: Görsel olarak, uygulayarak, kavramsal olarak ve dinleyerek. Bazılarımız bunların birkaçını birden kullanarak öğreniyor. Bazılarımız ise sadece birini. Bazılarımız dört yolla da öğrenebiliyor ama bunlardan bir tanesinde daha iyi. Örneğin, kimisi kendisi yaparak öğrenir. Otomobil sürebilme, pek çok kişi için yaparak, bizzati otomobil sürerek daha iyi öğrenilebilen bir yetenektir.

Özellikle bir yeteneği elde etmek için gerçekleştirilen öğrenmelerin önünde iki temel engel bulunur. Birincisi öğrenme durumunda olan kişinin öğrenme modeline uygun olmayan bir süreç söz konusu olabilir. Örneğin, yaparak öğrenme tarzı olan birisine sadece kavramsal açıklamalar yapmak gibi. Böyle bir durum öğrenen kişi açısından öğrenmeyi o an ve gelecek için engelleyici bir nitelik taşır. Hatta bu öğrenme sorunu, kişiyi gelecekte başka yetenekleri edinme durumu karşısında da zor durumda ve endişe içinde bırakır.

Duvar


Herhangi bir konuyu, bir sorunun cevabını öğrenmek yada yeni bir yetenek edinmek için öncelikle insanın içindeki korkuları yenmesi, ilk denemelerde başarısız olmayı önceden kabullenmesi gerekir. Bir şeyi gerçekten öğrendikten sonra yapamamak can sıkıcıdır. Ancak bir şeyi öğrenme aşamasında yapamamaktan daha doğal bir durum yoktur. Thomas Edison, ampulün keşfine doğru giden binlerce başarısız denemeyi yaşarken hiç vazgeçmemiştir. Tam tersine her başarısız denemeyi bir öğrenme saymıştır. Hatta daha sonradan bir gazetecinin kendisine yönelttiği soru karşısında ampulün icadıyla ilgili şöyle cevap vermiştir: “Ampul, bin hatalı deneyin değil; binbir aşamalı bir keşif sürecinin sonucudur.”

Türkiye’deki toplumsal baskılar, insanların öğrenmesini engellemektedir. Türkiye’deki tuhaf toplumsal statü sorunu insanları, birşeyleri öğrenmekten çok başarısız görünmemeye itmektedir. Bu öyle bir hastalıktır ki, başarısız görünmemek için öğrenme denemelerinden kaçınılır. Hiç kimse suya girdiği ilk anda bocalamadan yüzemez. Bir şeyleri yapabilmeyi öğrenmek için, ilk önce denemek gereklidir. Bu denemelerden ders çıkarmayı başarabilenler öğreneceklerdir.

Öğrenme Sürecindeki Tehlikeler


Öğrenme sürecindeki en büyük tehlike, “ben yaptım oldu” yaklaşımıdır. MFÖ bir şarkısında, “…şiir yazdın ama şair oldun sanma!” der. Bir şeyi yaptığınızda o şey olmaz. Bir şey gerçekten o alanın küresel kriterlerine göre yapıldığında olur. Bu kriterleri de bilmiyorsanız, yaptığınızın olup olmadığını da bilemezsiniz. Bir şeyi yapmak için denemenin sonucunda “oldu” diyerek çıkmak, Türkiye’de fazlasıyla eleştirilen popçulara özgü sanılmaktadır. Halbuki, kriterlerden bağımsız olarak “oldu” deme hastalığı yaygın bir hastalıktır. İşletmelerden, üniversitelere oradan politikaya hatta yemek yapmaya kadar gider. Restoranlardan adı ile içeriği arasında hiçbir ilişki olmayan yüzlerce yemek sunulur. Kriterlerden bağımsız “oldu” deme hastalığı o kadar yaygındır ki, norm haline dönüşmüştür. Gerçek bir “öğrenici” için “oldu” diye bir kavram yoktur. Olması gereken neydi, ben ne kadarını başarabildim sorusu vardır.

Yazan : Melih ARAT

Benzer Yazılarımızın Listelesi Aşağıdadır!

  • Melih Arat – Alternatif Geliştirme
  • Kitap Nasıl Okunmalıdır – Melih Arat
  • Başarının Sırrı: Doğal Olmayan Kaynaklar Geliştirmek – Melih ARAT
  • Neşenin Üç Kaynağı – Melih ARAT
  • Değişimi Uygulamaya Sokmak – Melih ARAT
  • Lokomotif ve Vagonlar – Melih Arat
  • Sosyal Zeka – Melih ARAT
  • Sınırınız Var mı? – Melih ARAT
  • Kaybedeceğimiz En Büyük Şey – Melih ARAT
  • Geç Değil! – Melih ARAT
  • Tatlı Zehir – Melih ARAT
  • Sevmek Zamanı – Melih ARAT
  • Odaklanmada Oto Yıkama Tekniği – Melih ARAT
  • Bir yorum var »

    • sümeyye Diyor ki:

      çok güzel Allah razı olsun sizden gerçekten dediğiniz gibi biz öğrenciler oldu dediğimiz içiz hep kaybediyoruz zaten süper bir yazı

    Yorumunuzu Bırakın

    Add your comment below, or trackback from your own site. RSS ile subscribe to these comments takip edebilirsiniz.

    Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

    You can use these tags:
    <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

    This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.