Kimse Başkasının Suçuyla Suçlanamaz – Hikaye
Furkan ve Mustafa Ahmed dışarıda arkadaşlarıyla oynuyorlardı. Bilin bakalım ne oynuyorlardı? Tabii ki futbol. Bir ara topları komşu teyzenin bahçesine düşmüş. Aslında top bahçedeki bitkilere zarar vermemiş ama komşu teyze büyük bir öfkeyle topu ellerinden almış. Söylediği acı sözler de cabası olmuş. Oysa çok dikkat ediyorlardı top bahçeye düşmesin diye ama oyun heyecanı işte! Kontrolü kaybediyorlar hızlarını alamıyorlardı. Sonunda topu kaptırmışlardı işte.
Arkadaşlarından birisi biz de bu gece onun domateslerini yolalım diye bir fikir ortaya atmış. Çünkü oyunlarının bozulmasına toplarının ellerinden alınmasına çok içerlemiş. “Hem o zaman top oynarken zarar vereceğimiz bir şey kalmaz!” diye de eklemiş. Böylece intikam almayı umuyormuş. “Görsün bakalım topumuzu almak bize bunca sözü söylemek nasıl oluyormuş?”
Aklına Kur’ân’da en az beş defa geçen bir ayet geldi. Bu ayette bir kimsenin suçu yüzünden bir başkasının cezalandırılamayacağı söyleniyordu. Kızdıklarında büyüklerin bile unuttuğu bu uyarıyı çocuklara sıcağı sıcağına hatırlatmak güzel olacaktı.
Çocukları yanına çağırdı. Hepsine birer birer öpücük verdi. Konuşmaya başladı: “Biraz önce konuşmalarınızı işittim. Planınız beni üzdü. Teyzenin sizi üzmüş olmasına üzüldüm. Ama onun intikamını domateslerden almak iyi bir fikir değil. Sizin topunuzu domatesler almadı ki…”
Çocuklar mahçup bir edayla kendilerini savundular: “Ama teyze de bizi üzüyor hep. Domatesler yüzünden doğru dürüst oynayamıyoruz. Onlar ortadan kalkarsa biz de rahat rahat oynarız. Hem teyze de yaptığının karşılığını bulmuş olur.”
Anne konuştu:
Çocuklar bunun üzerine domatesleri yolmaktan vazgeçtiler. Bu güzel davranış karşısında Furkan ve Mustafa Ahmed’in annesi de onlara evde sakladığı topu hediye etti. Kaldıkları yerden neşeyle oynamaya devam ettiler.










Yorumunuzu Bırakın