Elestiri, insanimizin “ocu” gibi korktugu bir olgudur. Olumsuz elestirilerimizi genelde insanlarin arkasindan konusarak yapar, elestirildigimizde de karsimizdakini dusman biliriz.
Oscar Wilde’nin sevdigim bir sozu vardir. Der ki :”Herkes benim dusunceme katilirsa, yanilmis olmaktan korkarim.”
* Elestirildigimizde, tipik olarak ya elestiriyi reddederiz ya kendimizi savunuruz ya da saldiriya geceriz.
* Elestiri karsisinda hangi tutumu benimsediginizi tespit ediniz.
Nasıl uyuduğunuz kişiliğinizle ilişkili. Peki sağlıklı mı? İşte yatış pozisyonları ve anlamları.Uyku üzerine araştırma ve analizler yapan uzmanlara göre, 6 ortak uyku pozisyonu ile farklı kişiliklerle ilişkili. Yatış pozisyonu uykuya dalma ve sağlıklı uyku üzerinde oldukça etkili. İşte uyurken yatış pozisyonunuzun anlamları.
Fetus / cenin yatışı
Cenin şeklinde yani anne karnındaymış gibi kıvrılarak yatmak, dışa dönük ancak duygusal, hassas bir kalbe sahip olduğunuzu gösteriyor. Bu tür kişiler birisiyle ilk buluşmalarında utangaç olabilir ancak kısa sürede rahatlarlar. Araştırmalarda 1000 kişiden % 41′i bu şekilde uyuduğu belirlenmiş. Kadınların erkeklerden 2 kat daha fazla bu …
“Hayir” Diyebilme
Iletisimin onemli problemlerindendir. Digerlerinin bizi onemsemesi, sevmesi, kabul etmesi, cevrelerine dahil etmesi icin herseye “evet” deme zorunlulugu hissedenlerimiz coktur.
Sonucta, herkes iliskisi icerisinde kendi olmayan “ben” lerle karsilasir.
* Size uygun olmayan, kabul edemeyeceginiz durum ve Oneriler karsisinda,
* “Ben boyle olmasini istemiyorum”, “Size katilmiyorum” gibi ifadelerle “hayir” mesaji verebilirsiniz.
* Herseyi kabul ederek sevili-benimseneceginizi dusunmeyiniz. Yaniliyorsunuz!
Şimdi sizlere rahatlıkla uygulayabileceğiniz, bir dizi kon¬santrasyonunuzu arttırmaya yarayacak pratik uygulama metot¬ları aktaracağız. Bu metotları düzenli bir şekilde uygularsanız, konsantrasyonunuzun kısa bir süre içinde hissedilir derecede gelişmeye başladığını göreceksiniz.
Dikkatinizi belli bir noktaya belli bir süre odaklayamadığınız müddetçe, ilerki sayfalarda sizlere aktarılacak metotları ba¬şarıyla uygulayabilmeniz çok zordur.
Sadece Duyular Dışı Algılamalan’mzın geliştirilmesinde değil, aynı zamanda günlük yaşantınızın çeşitli alanlarında da size büyük bir avantaj sağlayacak olan bu pratik metotları uygulayarak siz de konsantrasyon yeteneğinizi kolaylıkla gelişti¬rebilirsiniz.
Yapacağınız tek şey düzenli bir şekilde bunları uygulamaktır…
Subliminal mesaj, kelime anlamıyla başka bir objenin içinde gömülü bir işaret yada mesaj olarak adlandırılabilir.yani anlayacağınız gibi insanın ilk algılama durumunda gizli kalarak bilincin değil de bilinçaltının algılaması üzerine tasarlanmıştır. İlk olarak çıkışı reklam sektörü sayesinde ortaya çıkmıştır.
1950 ‘li yıllarda Amerika’da James vicary adlı reklamcı sinema salonlarında bu Subliminal mesaj yöntemini denemiş ve patlamış mısır ve kola satışlarında %20 ‘lik bir artış sağladığı görmüştür. Yaptığı deney, film izlerken saliselik zaman dilimleri içerisinde akan görüntülerde “patlamış mısır ye ve kola iç” gibi mesajları izlettirmekten ibarettir. Kişiler bu görüntüleri hatırlamazlar ama bilinç …
Diyelim ki, bir odun deposunda önündeki kütüğü telaşla kesmeye çalışan biriyle karşılaşı-yorsunuz.
“Ne yapıyorsun?” diye soruyorsunuz. Adam sabırsızca yanıtlıyor: “ Görmüyor musun? Önümdeki kütüğü baltayla kesmeye çalışıyorum!”
“ Bitkin görünüyorsun” diye bağırıyorsunuz. “ Bu işi ne zamandan beri yapıyorsun?”
Adam: “ Beş saatten fazla oldu” diyor. “ Çok yoruldum ! Zor iş bu.”
Karel Capek ve Franz Kafka da benzer mesajlar vermiş zamanında. Hatta bakın Capek’in şu lafı, doğru olduğu kadar, ne kadar da acımasız:“Bilimi suçluyorum! Teknolojiyi suçluyorum! Kendimi suçluyorum! Hepimiz! Evet hepimiz suçluyuz! Büyüklük kompleksimiz uğruna, başkalarının kar etmesi uğruna, gelişme uğruna, bilmiyorum, büyük bir şeyler uğruna insanlığı öldürdük. Artık kendi büyüklüğünüz altında ezilebilirsiniz.” Hatırlarsınız, Patch ise bu “ezilmeyi” çok daha ileri götürmüştü. Para ve güce tapan bir toplumdan, şefkat ve cömertliğe tapan bir topluma dönüşmeyi beceremememiz halinde, “bu yüzyılda hayatta kalma şansımız …