Yazmak ya da Yazmamak, İşte Bütün Mesele Bu! - Part 109

Sağlık »

[18 Şub 2008 | Yorum yok | ]

1. Gece yatarken topuklarınıza, ezilmiş bir aspirinle karıştırdığınız vazelini sürüp çorap giyebilirsiniz. Bu sorunu çözen bir yöntem ama uzun süreli kullanımda topuklarda sararmaya yol açıyor.
2. Soğuk suyun içine elma sirkesi koyup yarım saat bekletebilirsiniz.

Sağlık »

[17 Şub 2008 | Yorum yok | ]

Bugün gazete de bir yazı okudum, “çörek otu vucutta mikrop ve tümörle mücadele eden hücrelerin sayısı artırarak bağışıklık sistemini güçleniriyor”. Yazı gerçekten çok ilgimi çekti ve çörek otu üzerine internetten araştırma yaptım ve bu yazıyı faydalı olabilir diye sizlerle paylaşıyorum.
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ölüm hariç, çörek otunun şifa olmadığı hiçbir hastalık yoktur.”

Kişisel Gelişim »

[17 Şub 2008 | Yorum yok | ]

Time – the most precious of resources. It can not be increased nor recreated when lost. A finite resource that is delivered in equal installments of 24 hours each day. Given time is a fixed commodity; we must improve at getting more done in less time. So…. what can you do differently tomorrow to manage your time better?
Let’s start with you. As Jerry Seinfeld famously put it “The morning guy doesn’t like the night guy” referring to what he is like in the morning after staying up late. Are you …

Kişisel Gelişim »

[17 Şub 2008 | Yorum yok | ]

I’ve felt for a long time that the masses have the wrong approach when it comes to work and play. People generally play their time off around their work and many work themselves to a point where their efficiency, creativity and productivity are at an all time low, not to mention their health, before finally conceding that they needed to take some time off to recharge their batteries. This means that time off is often not fully optimised.However, the more I studied successful people the more I realised that they …

Kişisel Gelişim »

[17 Şub 2008 | Yorum yok | ]

Önemli bir savaş sırasında Japon bir komutan askerlerinin sayısının düşmanlarınkine kıyasla çok daha az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verir. Ordusunun kazanacağına olan güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer konusunda oldukça kaygılıdır. KOMUTAN ZEKİCE BİR PLAN YAPAR?Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki bir tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra komutan cebinden bozuk para çıkararak ?Şimdi yazı-tura atacağız. Eğer tura gelirse, biz kazanacağız, ama eğer yazı gelirse kaybedeceğiz, kaderimiz böylece ortaya çıkacak? der.
Bozuk parayı havaya atar ve herkes sabırsızca paranın yere düşmesini bekler. Tura gelmiştir. Askerler çok sevinirler; kendilerine olan …

Kişisel Gelişim »

[16 Şub 2008 | 19 yorum var | ]

Cekingen kisilik bozuklugu sosyal ortamlarda rahatsizlik hissetmek, baskalarinin kendisini yargilamasi ve cocukluktan itibaren süregelen cekingenlik olarak kendini gösterir. Ayrica asiri derecede utangaclik olarak ortaya cikar. Bu psikolojik rahatsizliga sahip insanlar kendilerini kücük görür ve baskalarinin fikirlerine asiri derecede önem verir. Hastaligin özellikleri arasinda kendini yetersiz görmek, elestiriye yada kritize edilmeye karsi asiri derecede hassas olmak ve sosyal ortamlarda bulunmaktan korkmak sayilabilir. Davetlere katilmaktan cekinirler ve asla yeni insan tanimak istemezler.Bu nedenle ask hayatlarida pek yoktur.
Cekingen kisilige sahip insanlar ancak yargilanmayacaklarina inandiklari takdirde baskalari ile iletisim kurabilirler. Sürekli olarak kendi hatalarina …

Yaşam »

[16 Şub 2008 | 3 yorum var | ]

1930’lu yılların başında ABD’nin Duke Üniversitesi’nde J. B. Rhine ve eşi L. Rhine tarafından yürütülen çalışmalarda, psişik çalışmaları belirtmek için Almanca “parapsychologie” terimini kullanmışlardır. Normal dışı, farklı psikoloji anlamına gelmektedir.
Bu yıllarda telepati, telekinezi ve durugörü çalışmalarının yoğun olduğu duyu dışı algılamalar görülmektedir. Duyu dışı algılamaları, geçmişi, şimdiki zamanı ve geleceği algılama diye önce üçe ayırmışlardır. Duyu dışı algılamalarında kimi insanların daha başarılı olduğu bilinmektedir. Psişik güç denen bu olgu, doğuştan tüm bireylerde varolmakla beraber, aynı seviyede olmamakta ve çalışmalarla ilerletilebilmektedir.
Trans haline geçilerek farklı boyutlara gidilebilmesi, bir haritanın üzerinde yapılan çalışmayla …