Kişisel Gelişim, Yaşam »

[26 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Bir konu hakkında uzman olmak için çok çalışmak ve öğrenmek gerekir.  Ama dünya dönmeye devam ettikçe, her şeyi bilmek mümkün değildir. Mutlaka yeni bir şeyler vardır. “Ben bu konudaki her şeyi biliyorum, bu işin uzmanıyım” diyen birisinden korkmak gerekir. Bu her şeyi biliyorum durumu “Bilimsel cahillik” tir.  Bazen çok bilmek cahilliğin en kötü biçimidir. Çok bildiğini sanırken burnun dibindeki olayı çözemez. Terzi kendi söküğünü dikemez durumu biraz. Oysa durum daha karmaşıktır.

Sağlık »

[26 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Doğumsal Nedenler:
Bebekte kalp gelişimi hamileliğin ilk altı haftası içinde olur Gebeliğin ilk 10 haftası embriyolojik dönem olduğu için bu süreç içerisinde annenin geçirebileceği ve embriyolojik gelişimi etkileyebilecek kızamıkçık, toksoplazma, sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonları, sifiliz, annenin aşırı sigara veya alkol alımı, kullanılan ilaçlar (difenilhidantoin, talidomide, lityum klorür, oral antikoagülanlar) kalp gelişimini etkileyerek çeşitli anormalliklerin ortaya çıkmasına neden olabilir Aynı dönemde anne ve/ya da babadan kromozomlar aracılığı ile bebeğe geçen ve kalpte anormallikler yapan Turner, Holt Oram, Marfan gibi sendromlar da vardır Ayrıca hamilelik döneminde radyasyona maruz kalan annelerin bebeklerinde kalp anomalisi görülme …

Kişisel Gelişim »

[23 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Liderlik yapmak, inisiyatif kullanmak kurallara uymak kadar bu kuralları bozacak istisnai durumları sezebilmek demektir. İnisiyatif almak için hem farkındalık hem de resmin bütününü görmek gerekir… Sanayi sonrası dönemde şirketler artık daha yaratıcı, daha esnek ve daha hızlı olmak zorunda. Bunun için de çalışanların daha fazla inisiyatif alması ve departmanlar arası işbirliğinin artması gerekiyor. Eskinin tek elden yönetilen hiyerarşik ve bürokratik organizasyonları artık ömrünü dolduruyor.

Yaşam »

[21 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Nitelikli romanların beyin üzerindeki etkileri konusunda yapılan araştırma ile beyin üzerinde geliştirici etkisi olan 10 roman tespit edildi. İşte beyni keskinleştiren romanların tam listesi…  Edebiyatın ’iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını ortaya koydu. Hürriyet’in haberine göre, Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[20 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Cesaret edemediğimiz için kimbilir ne fırsatlar kaçırdığınızı düşündünüz mü? ”Cesarete ihtiyacım var” diyen kişiler en azından bir şeyler yapmaları gerektiğinin farkında ama harekete geçemiyorlar. Üstelik de çoğu zaman kaybedecek hiçbir şeylerinin olmadığı anlarda… Günlerdir çevremde bir cesaretsizlik dolaşıp duruyor. Karşılaştığım birçok kişiden neden yapmıyorsun ya da yapamıyorsun diye sorduğumda “cesaretim yok” cevabını duymaya başladım. O kadar zor mu? Biraz cesaret yahu…

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[20 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Yalnızlık negatif ruh hallerinden birisidir. Sözlüklerin söylediğinin zıddına tekbaşına olmak ise pozitiftir. Sözlüklerde yalnızlık ve tekbaşınalık aynı anlama gelir; hayatta ise değildir. Yalnızlık devamlı olarak diğerini özlediğin bir ruh halidir. Tekbaşınalık ise sürekli olarak kendinle birlikte olmanın zevkini çıkardığın bir ruh halidir. Yalnızlık ıstıraplıdır. Tekbaşınalık ise saadettir. Yalnızlık her zaman endişelidir; bir şeyleri kaçırır, bir şey için yanıp tutuşur, bir şeyi arzular. Tekbaşına olmak ise dışarı gitmeden, son derece doymuş, mutlu, kutlayan bir halde olmaktır, derin bir tatmindir. Yalnızlıkta sen merkezin dışındasın. Tekbaşınalıkta sen merkezde ve köklenmişsindir.

Kişisel Gelişim »

[18 Ara 2011 | Yorum yok | ]

Pozitif olmak, iyimser düşünmek hayatı toz pembe görmek değildir. Aksine pozitif düşünenler engeller karşısında yılmak yerine düşünüp mücadeleye devam edenlerdir. Peki pozitif olmak öğrenilebilir mi? İşte cevabı… Kendinizi yorgun hissediyor musunuz? Enerjiniz daha öğleye varmadan tükeniyor mu? Kendinizi iş ortamına yabancı hissettiğiniz oluyor mu? Sebepsiz yere çabucak sinirleniyor musunuz? Bu soruların çoğuna evet diyorsanız büyük ihtimalle “tükenmişlik sendromu” yaşıyorsunuz demektir.