Kişisel Gelişim »

[4 Oca 2010 | Yorum yok | ]

Daha önce “Yaşamayı öğrenme kursuna gider misiniz?” diye bir yazımda hayatı doya doya yaşamak gerekli demiştim. Biraz evvel bir arkadaşım aradı şöyle dedi; “Arkadaşım yazını okudum çok beğendim ve bazı kendini mutsuz hisseden arkadaşlarıma da gönderdim. Aslında ısmarlama yazı olmaz ama senden depresyonla ilgili yazı yazmanı rica edeceğim. Çevremde bazı kişiler var depresyonda belki onlara da faydan dokunur. Kendilerini yalnız hissedenler var.”
Bir anda kafamın içinde şimşekler çaktı. Evet bunu yazabilirim. Çünkü depresyonu ben de yaşadım. Ama hayatıma bir daha girmesini asla istemiyorum. Aslında bize doktorlar bu türlü duygulardan nasıl kurtulunur …

Kişisel Gelişim »

[4 Oca 2010 | Yorum yok | ]

Ünlü eğitimci, konuşmacı ve yazar olan Dr. John Izzo, hayatın sırlarını keşfetmek için mahalle berberlerinden CEO’lara, şairlerden aşiret reislerine, afetzedelerden savaş gazilerine kadar, farklı din ve kültürlere mensup insanlardan oluşan “yaşlı bilgeler”e başvurmuştu. Dr. Izzo’nun “Ölmeden Önce Keşfetmeniz Gereken 5 Sır” kitabı, mutlu bir hayat yaşamanın basit, ama temel yollarını gösteriyor. Bu eserde, belli bir yaşa gelmiş, 18.000 yılın üzerinde bir hayatı tecrübe etmiş ve ondan gereken dersleri alabilmiş 200’den fazla yaşlı bilgenin tavsiyelerine dayanılarak, mutlu yaşamın beş sırrı anlatılıyor.
Birinci Sır: Kendinize Karşı Dürüst Olun
Dr. Izzo: “Mutlu insanların kendilerine sorduğu …

Kişisel Gelişim »

[4 Oca 2010 | Yorum yok | ]

Sözsüz iletişimin bilinen en popüler öğesi beden dilidir. Beden dili, gözleri, dudakları, başı, elleri, ayakları, omuzları, jestleri, dokunmayı, hareketleri ve duygusal yüz ifadelerini kapsamaktadır. Karşınızdaki kişinin mutlu ya da üzgün olduğunu jest ve mimiklerinden anlayabilirsiniz. Gerçek mutluluğun yüzdeki ifade edilişi, dudaklardan ve göz kapaklarından anlaşılır. Yoğunluk ise dudak hareketiyle belirlenir. Ağız ve dişler bazen eşlik eder. Mutlu bir kişinin ifadesinde, burnun dışarıya ve ağzın köşelerine doğru aşağıya yayılmasından dolayı alında kırışıklık çizgileri yer alır. Bu duruma naso-labial katlanma denir. Gülümsemenin şiddetine göre yanaklar kabarır. Ne kadar gülünürse o kadar naso-labia …

Kişisel Gelişim, Manset, Yaşam »

[3 Oca 2010 | 2 yorum var | ]

80′li yılların sonları, bir Beşiktaş-Bolu Spor maçı sırasında, Hakem, Beşiktaş’ın net 2 golünü vermez, Bolu Spor’a havadan bir penaltı verir. Maç çığırından çıkmıştır. Beşiktaş’lılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler. Bolu Spor 2. golü de atar. Metin TEKİN santrayı yapmaz bekler. Hakem düdüğü bir daha çalar, ama Metin hala topa dokunmaz.
Hakem : ‘Metin neden başlamıyorsun? Bak kart çıkartırım!’ der.
Metin cevap verir :
‘Hocam sahanıza geçin de başlayalım.’
USULÜNCE CEVAP VEREBİLMEK BİR MEZİYETTİR…
Show TV’deki Ateş Hattı programında Reha MUHTAR, Prens Charles’ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. Konuyu Diyanet İşleri Başkanı ile tartışmaktadır:

Kişisel Gelişim »

[3 Oca 2010 | Yorum yok | ]

Spot: James Dean’in müthiş bir sözü var; sanki hiç ölmeyecekmişçesine hayal kurmak, sanki bugün ölecekmişçesine iyi yaşamak gerek.
İnsanın bu dünyada kaybedeceği en büyük şey nedir? Bu sorunun yanıtı şaşırtıcı bir şekilde sahip olduklarımız değil, sahip olmadıklarımız ve henüz ulaşamadıklarımızdır. İnsanın yaşamı, geçmişten geleceğe doğru uzanan fikir bağları üzerine kuruludur. Bu fikir bağlarını geçmiş yaşamımızdaki sahip olduklarımız tutarken, gelecek ayağını hayallerimiz tutar. İşte hayalimizi kaybettiğimizde fikir ipleri, bağları köprünün kırılan ayağıyla birlikte suya düşerler. Dolayısıyla kaybedeceğimiz en büyük şey, geleceğe ilişkin hayallerimizdir. Geçmişte sahip olduklarımız zaten geçmişte olduklarımızdan kolay kolay kaybedilemezler. …

Kişisel Gelişim »

[2 Oca 2010 | Yorum yok | ]

Internetle 1990’ların başında tanışmış, ilk emailini 1991 yılında almış biri olarak, teknolojiyle dostluğum, ona olan sevdam derindir. Gelişmeleri genelde herkesten önce takip etme ve uygulama gibi bir huyum da var. Bu özelliğin tek sıkıntısı, heyecanı paylaşmak için bilginin yayılmasını beklemek. Yenilikler yaygınlaştığı zamansa değişimi izlemek çok ilginçtir.
Örneğin, Newsweek dergisinin 5 Ekim sayısında Sharon Begley yine nefis bir makale kaleme almış. Yazım stili beni çok etkiliyor. Kompleks bilimsel çalışmaları basite indirgeyerek yazmasıyla ün yapmış biri Begley. Yazısında ‘dijital yerliler’ yani dijital dünyaya doğanlarla, ‘dijital göçmenler’ …

Kişisel Gelişim »

[2 Oca 2010 | Yorum yok | ]

Soğuk bir kış sabahı sahilde bulunan küçük bir koydan bir balıkçı filosu denize açıldı. Öğleden sonra büyük bir fırtına koptu ve gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememişti. Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini oğuşturup, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Tanrıya yakararak rüzgara açık kıyıda bir aşağı bir yukarı dolandılar. Bu berbat durumda, bir de kulübelerden birinde yangın çıktı. Erkekler olmadığı için yangını söndürüp kulübeyi kurtarmak mümkün olmadı.