Çocukluk çağı zehirlenmeleri, kazalar içinde çok önemli yer tutuyor. Türkiye’de 2000 yılında, 14 yaş altındaki çocuklarda il ve ilçelerde çeşitli zehirlenmelere bağlı 27 (yüzde 2.77) ölüm olayı meydana geldi. Zehir danışma merkezlerine bildirilen hastaların yüzde 50′den fazlasını genç ve beş yaş altındaki çocuklar oluşturuyor.
İlk başlangıç evrelerinde genellikle hiçbir belirti ve bulgu görülmüyor…
Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) kadınlarda görülen kanserler içerisinde 2.sıklıkla görülen kanser türüdür. Bu kanser türü düzenli tarama ve kontroller sayesinde önlenebilen tek kanserdir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Bestami Özsoy rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler verdi.

“Allahım neden ilişkilerim hep aynı bitiyor? Neden hep aldatılıyorum ben? Neden benim başıma geliyor hep aynı şeyler?” diye başladı söze. İlk sevgilisi onu aldattığı için ayrılmıştı. Sonra nişanlısını sekreteriyle yakalamıştı. Altı yıllık evliliği de bir başka kadın yüzünden bitmişti. Artık erkeklere güvenmiyordu. “Her erkek aldatır” diyordu. Bu korkusu yüzünden eşinden ayrılalı 3 yıl olmasına rağmen yeni bir ilişkiye başlayamıyordu. Birkaç kişi çıkmıştı karşısına ama bir türlü onlara güvenemiyordu. Zaten mutlaka da yalanlarını yakalıyordu. Hayatını, şansını, erkekleri, başka kadınları, Türk toplumunu neredeyse herkesi suçluyordu.

Masa başında çalışılan bir mesleğiniz varsa ve gününüzü genellikle oturarak geçiriyorsanız bir dizi ofis egzersizini rutin iş hayatınızın bir parçası yapmanızda sayısız fayda var. Masa başı işi yapıyor olabilirsiniz; ama bu, oturmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Uzun süre oturmanın bedensel ve zihinsel performansınızı olumsuz etkileyeceği gerçeğinden hareketle, işinize başlamadan önce, çalışırken ve iş sonunda fiziksel aktiviteye zaman ayırmak için her fırsatı değerlendirin. Kuşkusuz yoğun ve stresli bir iş temposu içinde fiziksel aktiviteye zaman bulmak her zaman kolay olmayabilir. Aşağıdaki 11 kural, kendinize ofis yaşamını daha aktif hale getirmek için belki …
Çocukların çoğu, bazen çok basit durumlarda bile mesela bir yabancı kimse ona adını sorduğu veya tanımadığı çocuklar onu oyun oynamaya çağırdıkları vakit şaşırırlar, kızarırlar, kendilerinde bir gerginlik duyarlar, adeta inatla susarlar ve yapabilirlerse oradan kaçarlar. Anne ve babalar çocuklarda görülen bu aşırı çekingenliği kolayca farkediyorlar. Fakat bu hali çok defa yanlış bir şekilde yorumluyorlar. Çekingen çocuğa çok haksız olarak “küçük”, “aptal”, “inatçı”, “yabani” gibi sözler söylüyor. Bir de aksine çocuklarındaki bu aşırı çekingenlikten fazlasıyla memnun kalan anne ve babalar da vardır. Onlara göre çekingen bir çocuk uslu bir çocuktur demektir, …

Yıllar önceydi… Hesap kitaptan anlayan, iyi İngilizcesi olan birini arıyorduk. Pek çok CV geldi. Ama biri çok faklıydı. Tam ayrıntısı hatırlamıyorum ama orta öğrenimini bir Anadolu lisesinde yapmış, ODTÜ ya da Boğaziçi mezunu, ABD’de ya da İngiltere’de yüksek lisans yapmış, iki adet baba audit firmasında çalışmış 30’lu yaşlarda genç bir kızdı. Ama bir şey dikkatimizi çekti: Çalıştığı şirket ve bulunduğu pozisyon, olması gerekenden çok farklıydı. Ne bileyim, Arthur Andersen’den ayrılmış da Merter’de orta boy bir tekstilcinin yanına girmiş gibiydi.

Bağlarınızı kesin, negatif yönlerinizi sıfırlayın!“Zihninizde sahip olduğunuz olumsuz yönlerinize karşı bağlar vardır. Bu bağların somut bir şekli, rengi ve yapısı bulunmaktadır. Bu bağlarınızın yapısını çözümleyip onları kesmek ya da yok etmek suretiyle, istemediğiniz yönünüzden kurtulmak için kendinizi programlayabilirsiniz.” Sevgili okurlar; bu yazımızda sizlere bilinçaltımızın bir özelliğinden ve bu özelliğini kullanarak kendi kendinize nasıl terapi uygulayabileceğinizden bahsedeceğiz.