
Spot: Kitapsız bir oda, ruhsuz bir insana; kitapsız bir toplum, yiyeceği olmayan bir aslana benzer.
Türkiye’de bu akşamdan itibaren her akşam 20:30-21:00 arasında “Sessiz Devrim” oluyor. herkes kitap okuyor. Televizyonlar, radyolar kapanıyor. Sohbetlere ara veriyor. Herkes çantasından, kitaplığından bir kitap alıyor ve 30 dakika boyunca kitap okuyor.
Misafirliğe gitmiş bir aile ev sahipleriyle birlikte birden 20:30’da duruyorlar ve hep birlikte kitap okumaya başlıyorlar. Trafikte giden bir araç kenara çekiyor ve şoför 30 dakika kitap okuyorlar.

Karar almak sizin için zor mu yoksa kolay mı? Bir gün içinde yüzlerce karar alıyoruz. Çoğu anlık ve basit kararlar: Ne giyeceğimiz, ne yiyeceğimiz gibi. Bunlar sonuçlarını bilebildiğimiz, sıradan ve pek fazla risk içermeyen kararlar.Bazı kararlarımız ise hayatî derecede önemli: Hangi okula gideyim, hangi işe gireyim, kiminle evleneyim gibi… Bunlar hayatımızda uzun süreli etkisi olan, önemli kararlarımız.
“Karar alma” konusu benim özel ilgimi çeken bir konu; çünkü hayatımda yaptığım iki meslek de karar almakla ilgili: Hem araştırma hem de danışmanlık doğru karar almak için para ödenen hizmetlerdir. Kararın olmadığı yerde ne …

1.KÖTÜ KALITIMSAL GEÇMİŞ
Bu durumda yapacak bir şey yoktur.
2. AMAÇ EKSİKLİĞİ
Kesin bir amacı olmayanlar için başarı ümidi yoktur.
3. SIRADANLIĞIN ÜZERİNE ÇIKMA HIRSI YETERSİZLİĞİ
Hayatta ilerlemeyi bile istemeyecek kadar ilgisiz olanlara önerilebilecek bir şey yoktur.
4. YETERSİZ EĞİTİM
En eğitimli kişiler, kendilerini eğiten kişilerdir. Bir insanı eğitimli yapmak için üniversite derecesinden çok daha fazlası gerekir. Eğitim fazla bilgiden değil, etkin ve ısrarlı bir şekilde uygulanan bilgiden oluşmaktadır.
5.DİSİPLİN YETERSİZLİĞİ
Disiplin kendi kendini kontrol ile gelir.Bu da demektir ki , insan bütün olumsuz özelliklerini kontrol etmeyi bilmelidir.Aynanın karşısına geçerek en iyi arkadaşınızı ve en kötü düşmanınızı aynı anda …

Çocuklarda Çoklu Zekanın anlaşılmasında yardımcı olacak bu anketteki soruları çocuklara sorabilir ya da onlar adına siz cevaplayabilirsiniz. (Yaşı küçük olan çocuklar için soruları anne-babalar ya da öğretmenler cevaplayabilirler.) Bu anketi siz büyükler kendinize de uygulayabilirsiniz.
Ankette soruları cevaplarken size ya da çocuğunuza uyan her satırın yanına (X) bir işaret koyun ve anketin bitiminde (X) işaretlerinin hangi zeka tipinde daha fazla olduğuna bakınız.
Dilsel Zeka
var reklamstore_region_id = 224866;
__ Kitaplar benim için çok önemlidir.
__ Okumaya, …
Bebek 40 günlük olduktan sonra yavaş yavaş açık havaya çıkarılmalıdır. Açık hava, bebeğinizin iyi uyku uyumasını ve istenildiği gibi iştahlı olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biridir. Her nedense bunları bütün kitapların öğütlemesine ve doktorların da söylemesine rağmen uygulayan anne sayısı çok azdır. Birçok anne açık havaya çıkınca çocuğunun hasta olacağına inanırken, bazıları da «Aslında bütün gün yoruluyorum, bir de çocuğu alıp dışarı çıkacak zamanım yok,» diyebilir. İşte böyle söyleyen annelere hemen karşılığını verelim: «Çocuğunuzu iyi giydirip açık havaya çıkarsanız, bebeğin hastalanması sözkonusu değildir. Siz de onunla daha fazla uğraşmaktan kurtulursunuz. …
Aşırı derecede çekingenlik, utangaçlık bir psikolojik bozukluktur. Türkiyeli insanlarda ve bazı gelişmemiş ülkelerde daha fazla çekingen insan vardır. Bizim kültürümüzde “ Sessiz, uysal itaatkar “ çocuk hep teşvik edilmiştir. Örneğin “ kız gibi oğlan çok sakin uysal “ lafı Anadolu da çok yaygındır.
“ Çekingen- kaçıngan kişilik bozukluğu” ve “ sosyal fobik bozukluk” başlıca iki çekingen yapıyı temsil eder. Yaklaşık toplumdan % 10 kadar insan bu sorunla karşı karşıyadır.
Çekingenlik, utangaçlık ve sıkılganlığın kaynağı ; genetik, “silik anne- baba modeli”, otoriter ebeveynlerin varlığı, aşırı koruyucu kollayıcı ve hep eleştiren anne-baba modeli,

Uluslararası İstanbul Bienali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından iki yılda bir düzenlenen çağdaş sanat etkinliğidir. 1987′ye kadar Uluslararası İstanbul Festivali bünyesinde gerçekleştirilen plastik sanat sergileri, bu tarihte İstanbul Bienali adı altında ayrı bir etkinlik haline gelmiştir.
İstanbul Bienali’nin amacı farklı kültürlerden sanatçı ve sanat izleyicileri arasında iletişim kurmanın yanısıra şehrin değişen dünya üzerindeki konumunun tekrardan değerlendirilmesi olmuştur. Dünyada özellikle 1990′larda şehir bienallerinin patlama yaptığı dönemin hemen öncesine ait oluşu, düzenlendiği yerin konumu ve sürdürdüğü geleneği ile uluslararası çağdaş sanat bienalleri arasında zamanla önemli bir yere sahip olmuştur. 9. İstanbul Bienali’ne kadar …