Sağlık »

[10 Nis 2009 | Yorum yok | ]

GEBELİKTE HİPERTANSİYON – PREEKLAMPSİ – EKLAMPSİ
Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen çok ciddi boyutlara ulaşabilen hastalık grubudur Preeklampsi insan gebeliğine özgü bir hastalıktır Gebelikte ortaya çıkan yüksek tansiyonla seyreden durumlar, anne ve bebek hayatını olumsuz etkileyebilecek hastalıklardır Yüksek tansiyonun yanı sıra meydana gelen metabolik ve damarsal bozukluklar, gebeliğin sağlıklı ilerleme sürecini tehlikeye sokar Erken tanı ile hastalığın ilerlemesinin önlenebileceği akılda tutulmalıdırHipertansiyon; klasik olarak en az 6 saat ara ile yapılan iki ayrı ölçümde tansiyonun 140/90 mmHg ve üzerinde saptanması ya da büyük tansiyonun 30 mmHg ve küçük tansiyonun 15 mmHg …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[7 Nis 2009 | Yorum yok | ]

Bir kişinin bir işteki verim gücü demek olan performans, günümüz şirketlerinin çalışanlarla ilgili hem en büyük “challenge”ı hem de en büyük kabusu haline gelmiş durumda. Bugünün iş dünyasında çalışanların performansını yüksek tutan bir şirket, aynı zamanda iyi yönetilen bir şirket demek. Çünkü ancak bunu başarabilen şirketler, rekabette öne çıkabiliyor ve maliyetleri aşağı çekebiliyor.
Hepimiz kişisel nedenlerle ya da bizim dışımızdaki koşullar nedeniyle performansımızda zaman zaman düşüşler yaşarız. Her zaman büyük bir süratle ve sonuca odaklı şekilde tamamladığımız işleri eskisi gibi yapamaz hale geliriz. Ancak nedenleri ne olursa olsun kişinin kendi performans …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[7 Nis 2009 | Yorum yok | ]

“Kapıyı hızlı çarpıp çıkma. Geri dönmek zorunda kalabilirsin” demiş büyüklerimiz… “Kapıdan kapıya değişir” diye düşünebilirsiniz. Değişmez aslında. Bazen öfke, hırs ya da intikam, kalbinizi kapının çarpma hızından daha hızlı çarpar.
Sevgilinizi, işinizi ya da en iyi arkadaşınızı terk ederken çarptığınız kapılar aynıdır. Hepsinde geride bıraktığınız insanlar vardır. Onları “sizsizliğe” mahkum edip mutlu olurken, farkında olmadan kendinizi de onlardan “eksiltmiş” olursunuz.

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[7 Nis 2009 | Yorum yok | ]

Mevsim ve insan ilişkisi-etkileşimi hep merak edilip ilgi çekmiştir. Her bir mevsim bir çok sanatcıya ilham kaynağı olmuştur. Şairler şiirler yazmış, ressamlar mevsimine özgü resimler çizmiş, edebiyatçılar en güzel edebi eserlerini yazmıştır. Mevsimlerdeki atmosfer insanın beyin dalgalarını değiştirip, farklı iklimlere götürebilir. Diğer yandan, kişinin içinde bulunduğu ruhsal atmosfer de mevsimi algılamada değişiklik yaratabilir.
Çoğunlukla, ilkbaharda doğanın canlanması, bir çoğumuzda kıpırtıya, canlılığa sebep olur.
Metabolizmamız değişmeye, hızlanmaya başlar. Her ilkbahar yaşam için yeni bir başlangıçtır adeta… O yıl için yapılacak işlerin planları yapılır. Bütün kış adeta uyuyormuş da uyanmış gibi bir moda geçeriz. …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[7 Nis 2009 | Yorum yok | ]

Kutu kutu pense
Elmamı yerse
içimdeki çocuk
Geriye dönse…
Bir varmış bir yokmuş gibi masallara aitmiş gibi başlar benim hikâyem hepimizin hikâyesi… Meraklı bir çift göz bilinmeyen bir âleme açar gözlerini. Ne kelimeleri vardır ne de kavramları. Meraktan başka acep neyi vardır ki? Belki merakından doğacak soruları…
Hepimiz sen ben bu dünyaya böyle açmadık mı gözlerimizi?[Birer yabancısı değil miydik hem kendimizin hem etrafımızdakilerin? Meraklısı değil miydik ne var ne yoksa her şeyin? Merakımızdan doğan sorularımız bizi bugünlere getirmedi mi?

Kişisel Gelişim »

[7 Nis 2009 | Yorum yok | ]

Cesaret insan niteliklerinin en önemlisidir çünkü diğer bütün nitelikleri güven altına alır.
William Churchill
Bilgenin biri bazı günler bir göletin başında hiçbir şey yapmaksızın otururdu. Yine böyle bir günde gölet kıyısındaki köpek dikkatini çeker. Çünkü köpek devamlı olarak gölete kadar geliyor tam su içecekken kaçıyordur. İzlemeye başlar. Ve “Anlaşılan köpek susamış. Fakat gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkuyor. Bu yüzden de suyu içmeden kaçıyor.” diye düşünür. En sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar. Kendi yansımasını görmediği için de suyu içer.

Kişisel Gelişim »

[7 Nis 2009 | Yorum yok | ]

“Keyifler değildir yaşamı değerli yapan.
Yaşamdır keyif almayı değerli kılan” Bernard Shaw
Genelde kişiler hayatı mutlu yaşamak istediğini buna rağmen yaşayamadığını iddia eder. Bizler şöyle bir kendimize baktığı zaman hayattan beklentilerimiz ile hayatı algılayışlarımız arasında ciddi bir bağıntı olduğunu görebiliriz. Çünkü bizleri mutsuz eden hayattan beklediklerimizle hayatı algılayışımız arasındaki farktır. Bu düşünceler fark edemeyeceğimiz kadar çok yükseklerde ve derinlerde gezinerek bizi etkisi altına alır. Dolayısıyla biz istediklerimizle yaptıklarımızın bütün olduğu yanılgısını yaşarız.