Kişisel Gelişim »

[5 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir. Fakat Japonya sahillerinde bol balık bulmak mümkün olmamaktadır.
Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek için daha büyük tekneler yaptırıp daha uzaklara açılabilmişlerdir. Balık için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha çok vakit alır olmuştur. Dönüş bir-iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır.Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir. Bu problemi çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurmuşlardır. Böylece istedikleri kadar uzağa gidip, tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuş olarak saklayabileceklerdi.

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[5 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Gerçekle yüzleşmemek için kendinizi kandırıyor olabilir misiniz? İşte insanın kendine söylediği 12 büyük yalan…
Kilo verirsem…üniversiteyi kazanırsam… bir sevgili bulursam… bu cümlelerin sonuna onlarca şey eklenebilir. Ama mutluluğu ertelemek ve bir şeylere bağlamak ne derece doğru sizce? Yaşadığınız anın tadını çıkarmayı öğrenmeli ve pembe yalanlardan vazgeçmelisiniz!
‘Kimsenin beni onaylamasına ihtiyacım yok’
En ufak bir eleştiri ile karşılaştığında hemen bu yalana mı sığınıyorsunuz?Herkesin onaylanmaya takdir görmeye ihtiyacı vardır. Kimseye danışmadan, sürekli kendi bildiklerini yapan bir insan kendisini geliştiremez.
“Beni seviyor ama bağlanmaktan korkuyor”
Aşkın gözü kördür diye boşuna dememişler. Sen de bu yalanla kendini avutuyorsan, şu …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[5 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.
Sanıyoruz ki çok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.
Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi?
Çevremizde kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.
Ben ten uyuşması kadar ruh uyuşmasının önemine inanırım. Hatta insanların eş ruhlarının olduğuna bile inanırım. Ama ruhları olmayan bedenler birbirleriyle ne kadar uyuşabilir ki? Evet, önce göz görür fakat ancak ruh sever. Ayrıca ruhumuz …

Kişisel Gelişim, Yaşam »

[5 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Üzüntü Duygusu Nedir?
İnsanlar zaman zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hisseder. İşinden ayrılmak, sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak üzüntüye yol açan başlıca yaşam olaylarıdır. Kısaca üzüntü normal yaşamın olumsuz duygularından bir tanesidir. Nasıl bir kişinin fiziksel bütünlüğü bozulduğunda ağrı hisseder ise psikolojik bütünlüğü bozulduğunda da üzüntü, sıkıntı hisseder.
Negatif şartlanma
Ancak aslen üzüntünün kaynağı, kişiyi üzen olaylar ya da sorunların kendisi değil kişinin bunlara yüklediği anlamlardır. Aynı olay bir kişide üzüntü yaratırken diğer kişide yaratmayabilir. Bazı kişiler, üzüldüğü konuda çözüm var ise gerekeni yapar, çözüm yok ise “zaten yapacak bir şey yok, üzülmeye …

Kişisel Gelişim, Sağlık »

[5 Şub 2009 | 3 yorum var | ]

Sık gördüğümüz takıntıları (obsesyon) şöylece özetleyebiliriz:
1-Bulaşma takıntıları:
Pislik, mikrop, meni, idrar… bulaşır mı?
2-Şüphe takıntıları:
Kapıyı kapattım mı? Fişi çektim mi? Namazı kaç rekat kıldım?
3-Bedenimizle ilgili hastalık takıntıları:
AIDS miyim? Kanser miyim?

Kişisel Gelişim »

[5 Şub 2009 | Yorum yok | ]

“Uzun ilişkiler karşı tarafın eksikliklerini abartır, üstünlüklerini küçümser.”
Aile terapistlerine en çok sorulan soru şudur: “Evliliğin yıkılmasını neye bağlıyorsunuz? Ekonomik sıkıntılar mı? Konuşamamak mı? Parasızlık mı? Kıskançlık mı? Sadakatsizlik mi? İlgisizlik mi? Eğitimsizlik mi? Kişilik çatışması mı?..”
Bunların çoğu birer belirtidir.Gerçek sebep sevgi , saygı ve güven bağlarını zayıflatan herhangi bir şeydir.Evliliği bir arada tutan harcın malzemeleri sevgi , saygı ve güvenden oluşur.

Kişisel Gelişim »

[5 Şub 2009 | Yorum yok | ]

Düşüncesiz misiniz, endişeli misiniz yoksa ketum musunuz?
Eğer bu tür karakteristik özellikleriniz çok ağır basıyor, hayatınızı çok etkiliyorsa durun ve bir daha düşünün. Çünkü yapılan araştırmalara göre kişiliğimiz yaşam çizgimizi oldukça etkiliyor.
Son günlerde yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç şu: ‘Karakterimiz yaşam çizgimizle alakalı önemli ipuçları veriyor.’ Kişiliğimiz ve hayata bakışımız vücudumuzu etkiliyor. Hatta araştırmalar öyle ileriye gidiyor ki kişiliğimize göre yakalanacağımız hastalıkları tahmin etmek bir yana dursun nelerden ölebileceğimizi dahi bir çırpıda söyleyiveriyor.
İşte karakterinize bakarak sizi bekleyen tehlikeleri ortaya çıkaran araştırma sonuçları…