1-) Sınava kendinize yeterince zaman ayırarak önceden hazırlanın. Hergün bilginizi taze tutmaya çalışın. Yapamadınızsa da kendinizi suçlamayın. Sınavdan önceki gece kesinlikle uykusuz kalmayın. (en az 4-5 saat). Sınavdan 1-2 saat önce çalışmayı bırakın. Rahatlayın.
2-) Sınavın yerini ve zamanını bildiğinizden emin olun. Yanınızda ne getireceğinizi bilin. Sınava zamanında gelin. Erken ya da geç gelmeyin. Acele etmeyin.
3-) Sınavdan tam önce arkadaşlarınızla sınav hakkında konuşmayın, özellikle bu sizin endişe düzeyinizi arttırıyorsa. Bu ancak grup paranoyasını arttırabilir.
4-) Sınav sırasında önce sınava bir göz gezdirin. Ve hareket planınızı kafanızda hazırlayın. Her bölümden kaç puan kazanabileceğinizi, …
Empati Testi ( Ne Kadar Empatiksiniz?)
1- Bir kişi, kendisini başkalarının yerine koyabiliyor ve onların sıkıntılarını anlamaya, azaltmaya çalışıyorsa, hangi duygunun etkisi altındadır?
a- Sempati.
b- Empati.
c- Anlayış.
2- Çevrenizde yanlış gördüğünüz davranışları olan kişileri adam etmek ve doğru yola getirmek için uğraşır mısınız?
a- Evet.
b – Bazen.
c- Hayır.
Aklınız fikriniz zayıflamakta, her seferinde bin bir istekle ve değişik hedefle yeni diyetlere başlıyor, sonu gelmeyen spor programları yapıyor fakat istediğiniz kiloyu veremiyorsanız, beslenme şeklinizde köklü değişiklikler yapma zamanınız geldi demektir. Reklamlara kanmayın, yapılan araştırmalar gösteriyor ki yapılan reklamlar sonucu ilgi çeken ürünler sağlıksız olsa da tüketiciler tarafından tercih ediliyor, bu gıdalar sağlığınızı bozduğu gibi kilo almanıza neden olarak zayıflamanızı engelliyor. Uzmanlar yapılan reklamları çok dikkate almak gerektiğini, tüketilecek gıdada önceliğin sağlıklı beslenme olması gerektiğini vurguluyor.
İş ilişkilerinde yaşanan her türlü problemin görünen nedenlerininlerinin altını biraz eşelerseniz karşınıza asıl dev problem çıkar: “Bireylerin özgüven ve özsaygı eksikliği” Özgüven ve özsaygı eksikliği öylesine büyük bir kara deliktir ki, bireyi, bireyin ilişki içinde olduğu diğer kişileri, iş süreçlerini, şirketi hatta toplumu, ülkeyi yutar, yok eder. Neden mi?
Çünkü:
Geçmişte hayal kırıklarımız, gelecekte umutlarımız var… Geçmişte özlediklerimiz, gelecekte umduklarımız var… Bir ayağımız geçmişe çakılı, bir ayağımız geleceğe bağlı… Ya bugün… Dünden sonra, yarından önce! Yaşadığımız anı ya da ümit olmayan tek gerçek an. Peki bugün ile yetinmeyi neden beceremiyoruz… Hiç ne beklediğinizi bilmeden günler boyu beklediniz mi bir şeyi… Hatta belki yıllar boyu beklediniz. Hep sanki bir şeyler olacak da hayatınız yön değiştirecek diye. Her köşe başında acaba karşıma çıkar mı diye umdunuz. Her sabah uyandığınızda bu gün benim günüm dediniz. Her yılbaşı sizin için mükemmel bir yılın başlangıcı …
Yaşamak için hava, su ve gıda üçlüsüne muhtacız. Bu evrensel kanun doğru ama eksik! Çünkü yaşamak için bu temel üçlü kadar anlama da ihtiyacımız var. Araştırmalar yaşamın anlamını bulmuş kişilerin daha mutlu bir ömür sürdüklerini gösteriyor. İşte Doğan Cüceloğlu’ndan, insanın anlam arayışına dair doyurucu bir yazı… İlk soru: İnsanın yaşamının anlamlı olması niçin önemli? Çünkü anlam insanın en temel gereksinmesi. Victor Frankel Avusturyalı bir Yahudi psikiyatrist ve temerküz kamplarında eşini ve çocuklarını kaybediyor. Kendisi kamplarda en kötü şartlar altında sefil, aç, pislik içinde sürünüyor; bedensel ve psikolojik işkence her gün …
Adamın biri bilge bir kral olmakla un salmış olan kralın yanına gider. Krala şunu sorar ‘Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?’ Kral ‘Elbette’ der, ‘Kaç bacağın var senin? ‘ Adam soruya şaşırarak ‘İki efendim’ der. Kral ‘Pekâlâ, tek bacağının üstünde durabilir misin? ‘ ‘Elbette’ diye cevap verir adam. Kral ‘O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver’. Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir. ’Tamam’ der kral ‘Simdi de öteki bacağını kaldır.’ Adam şaşırır ‘Bu imkânsız kralım’ der. ‘Gördün mü? ‘ der kral ‘ Özgürlük budur. …