Zamanın ünlü bilgesine iki soru sormuşlar.
Birincisi ; “İnsanoğlunun seni en çok şaşırtan davranışları nedir ?”
Bilge tek tek sıralamış:
— Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler…
— Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler…
— Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yasarlar…
KARIŞIKLIK, VERİMLİ ÇALIŞMANIN DÜŞMANIDIR!
Aklınızı ve Çalışma Ortamınızı Karışıklıklardan Kurtarın, Karışıklıklar Sizi Yavaşlatır.
Bu yazımızda verimliliğimizi etkileyen önemli konulardan birine karışıklığa değinmek istiyorum. Burada karışıklıktan kastettiğim sadece bulamadığınız bir kağıt ya da sürekli olarak karıştırdığınız çekmeceniz ya da bundan sonra ne yapacağınıza karar verirken yaşadığınız sıkıntı değildir. Yaşamınızdaki karışıklıklar; yapılacak çok işinizin olmasından, olmaması gereken yerlerde olan eşyalarınıza kadar, çeşitli biçimlerde oluşabilir. Bu esasında bir akıl karışıklığı durumudur.
Psikologlar, insanların yeniliklere ve değişimlere her zaman açık, hatta bunlara hasret olduklarını keşfettiler. Ancak buna rağmen hemen hepimiz bildiğimiz güvenli limanlarda kalmakta ısrarcıyız. Bizler her zaman bildiğimiz, tanıdık dünyamızda daha güvenli ve mutlu olacağımıza inanıyoruz.Oysa gerçeğin ötesinde hiç bir şey yoktur.
Kişisel büyümemizden ve gelişimimizden kaçındığımız zamanlar aslında biz insanların hayatlarındaki en tehlikeli zamanlardır.Evet, bu risk almayı gerektiren ürkütücü bilgi sizi bildiğinizden daha zor bir yola iter. Değişime alışmak zordur. Ama fırsatlar bir yerlerde hala var ve sizi bekliyorlar…Değişimin olduğu yerlerde..Orası bizim en mükemmel kişiliklerimizi ortaya koyacağımız yerdir.
Kısa boylu ve zayıf bir genç yanında duran uzun boylu ve iri yapılı kuzenine dönerek “ben senin yerinde olsam, dünya ağır siklet boks şampiyonu olurdum” dedi. Bunu duyan kuzeni dönerek şu cevabı verdi: “Seni dünya hafif siklet boks şampiyonu olmaktan alıkoyan ne?”
Hepimizin, fıkradaki genç gibi, kendi şartlarımızda elimizden gelenin en iyisini yapmak yerine, “başkalarının yerinde olsaydık” neler yapacağımıza odaklandığımız zamanlar olmuştur. Bizi böyle düşünmeye yönlendiren nedir?
Okul hayatı ve hayat okulu üzerine
Hayatımızda öğrenmenin yerini düşündüğümüzde, iki ana dönem karşımıza çıkar: Okul hayatı dönemi ve hayat okulu dönemi. Hayat okulunda müfredat okul hayatından daha kapsamlı ve karışıktır. Hayat okulu dönemi yaklaşık üç katı daha büyüktür.
Okul hayatı bitince hayat okulu başlar. Her ne kadar okul hayatının amacı hayat okuluna hazırlamak olsa da, pek çok düşünürün haklı olarak sitem ettiği gibi; “hayat okulunda en çok lazım olan bilgiler, okul hayatında öğretilmeyenlerdir.”
Sıhhi tesisatçılık, mimarlık, diş hekimliği, ekonomistlik, ressamlık, hepsi birer kariyer yoludur, öyle değil mi? Bunlardan ve burada sayamadığım yüzlerce farklı yoldan birini seçmiş bir kişinin kariyerini sorgulamak aklımıza bile gelmez.
Türk Dil Kurumu, “Kariyer, bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlıktır.” diyor.
Geçen hafta Antalya’nın Tekirova beldesi Uçadalar Mevkisi’nde 83 metreye dalarak serbest dalış dünya rekorunu kıran Milli yüzücü Devrim Cenk Ulusoy, suyun altındaki dakikaları anlattı..
Tek bir nefesle 83 metre derine dalarak 2 dakika 24 saniye su altında kalan Cenk Devrim Ulusoy, bir Türk sporcusu olarak bize büyük gurur yaşattı. Ulusoy’un hayat hikâyesi ise kırdığı rekor kadar şaşırtıcı.