
Geçmişte hayal kırıklarımız, gelecekte umutlarımız var… Geçmişte özlediklerimiz, gelecekte umduklarımız var… Bir ayağımız geçmişe çakılı, bir ayağımız geleceğe bağlı… Ya bugün… Dünden sonra, yarından önce! Yaşadığımız anı ya da ümit olmayan tek gerçek an. Peki bugün ile yetinmeyi neden beceremiyoruz… Hiç ne beklediğinizi bilmeden günler boyu beklediniz mi bir şeyi… Hatta belki yıllar boyu beklediniz. Hep sanki bir şeyler olacak da hayatınız yön değiştirecek diye. Her köşe başında acaba karşıma çıkar mı diye umdunuz. Her sabah uyandığınızda bu gün benim günüm dediniz. Her yılbaşı sizin için mükemmel bir yılın başlangıcı …

Yaşamak için hava, su ve gıda üçlüsüne muhtacız. Bu evrensel kanun doğru ama eksik! Çünkü yaşamak için bu temel üçlü kadar anlama da ihtiyacımız var. Araştırmalar yaşamın anlamını bulmuş kişilerin daha mutlu bir ömür sürdüklerini gösteriyor. İşte Doğan Cüceloğlu’ndan, insanın anlam arayışına dair doyurucu bir yazı… İlk soru: İnsanın yaşamının anlamlı olması niçin önemli? Çünkü anlam insanın en temel gereksinmesi. Victor Frankel Avusturyalı bir Yahudi psikiyatrist ve temerküz kamplarında eşini ve çocuklarını kaybediyor. Kendisi kamplarda en kötü şartlar altında sefil, aç, pislik içinde sürünüyor; bedensel ve psikolojik işkence her gün …

Adamın biri bilge bir kral olmakla un salmış olan kralın yanına gider. Krala şunu sorar ‘Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?’ Kral ‘Elbette’ der, ‘Kaç bacağın var senin? ‘ Adam soruya şaşırarak ‘İki efendim’ der. Kral ‘Pekâlâ, tek bacağının üstünde durabilir misin? ‘ ‘Elbette’ diye cevap verir adam. Kral ‘O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver’. Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir. ’Tamam’ der kral ‘Simdi de öteki bacağını kaldır.’ Adam şaşırır ‘Bu imkânsız kralım’ der. ‘Gördün mü? ‘ der kral ‘ Özgürlük budur. …

Küçük bir çocuğu kolayca korkutabiliriz. Çünkü doğru ile yanlışı ayırt etmeyi bilmediğinden bize kolayca inanır. Tıpkı çocuklarda olduğu gibi korkmuş birine de, en temel gereksinimi korktuğu şeyden kurtulmak olduğu için, istediğinizi kolayca yaptırabilirsiniz. Anne babaların çocuklarını kontrol altına almak için bilinçsizce uyguladıkları bu yöntem, (yemeğini bitirmezsen seni Hayko Cepkin’e veririm, o odaya gidersen öcü seni yer, bu amcaların evinde köpek varmış gibi) ne yazık ki bazı yöneticiler tarafından da uygulanır. Özellikle ast-üst ilişkilerinin yoğun olduğu kurumsal şirketlerde… Kontrol ve hakimiyet kazanılır belki …

Şık olmak ’marka’ giyinmek ile karıştırılıyor. Artık “hangi markayı” aldığımızdan daha çok “uyguladığımız kombinler” önemli. Aynı parçalarla farklı stiller yaparak günün her saatinde şık olabilirsiniz. İşte hem kadınlara hem de erkeklere şık ve modern giyim önerileri… Siyah bir elbiseniz var ve gece davetine gideceksiniz: Yüksek ökçeli pabuçlarınızın giysinize çok daha alımlı bir hava katacağını unutmayın. Uzun ve etnik takılar yerine daha kısa ve taşlı takıları tercih edebilirsiniz. Omuzlarınıza alacağınız ipekli büyük bir şal ise şıklığınızı ikiye katlar. Gece davetlerinde yoğun makyaj yapabilirsiniz …

Yaşamak istediğiniz hayat ile yaşadığınız hayat arasındaki uçurum günden güne açılıyorsa düşüncelerinize söz geçiremiyor olabilirsiniz! Bu self-sabotaja “dur” demek için hayatı zehir eden düşüncelerden uzak durmanız gerekir… İnsanların kendileriyle ilgili beğendikleri özellikleri azken, beğenmedikleri ve rahatsız duydukları özelliklerinin listesi sınırsız olabiliyor. Kendi kendinizin motivasyonunu düşüren, yaşamı küçücük bir şişenin içine sıkıştıran, sevimsiz kılan, her şeyi öteleten, hayatı zehir eden 10 düşünce…

Bir Hint masalina göre; kedi korkusundan, endişe içinde yasayan bir fare vardir. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsin farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür…
Ve der ki,
“Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.”
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda …