Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır
Anasayfa » Kişisel Gelişim, Yaşam

Sessiz Devrim – Melih Arat

8 Ekim 2009 Yorum yok

Spot: Kitapsız bir oda, ruhsuz bir insana; kitapsız bir toplum, yiyeceği olmayan bir aslana benzer.

Türkiye’de bu akşamdan itibaren her akşam 20:30-21:00 arasında “Sessiz Devrim” oluyor. herkes kitap okuyor. Televizyonlar, radyolar kapanıyor. Sohbetlere ara veriyor. Herkes çantasından, kitaplığından bir kitap alıyor ve 30 dakika boyunca kitap okuyor.

Misafirliğe gitmiş bir aile ev sahipleriyle birlikte birden 20:30’da duruyorlar ve hep birlikte kitap okumaya başlıyorlar. Trafikte giden bir araç kenara çekiyor ve şoför 30 dakika kitap okuyorlar. Şehirlerarası otobüsteki muavin “Karacabey için kitap okuma vakti” diye anons yapıyor ve kitap ikramına başlıyor. Restoranlarda insanlar kitaplarını çıkarıp tabaklarının yanında kitap okuyorlar. Markette yaşlı bir teyze tam kasanın önünde okuma gözlüğünü takıyor, kasiyer ve tüm kasa kuyruğundakilerle birlikte kitap okumaya başlıyorlar. En arkadaki “Bu sıra niye ilerlemiyor” deyince, önündeki kişi kitabı gösteriyor. En arkadaki kitap rafından bir kitap alıp o da kuyruktakilere katılıyor. 20:30’da tartışan yeni evli bir çift birden susuyor ve kitap okumaya başlıyor. 2 yaşında bebeği olan bir çift “Haydi yavrum kitap okuyoruz” diyor ve çocuklarına kitap okumaya başlıyor. Çocuk ne olduğunu tam anlamıyor; ama ailecek bir şey yapmak hoşuna gidiyor. Saat tam 20:30’da huzurevine giden bir grup gencin her biri, gözleri okumaya imkan vermeyen bir yaşlının başına geçip yüksek sesle kitap okuyor. İnternet kafenin sahibi, birden tüm interneti kapatıyor ve bilgisayar başındaki gençler “Sessiz Devrim Zamanı” diyor; ardından tüm gençler sırt çantalarından kitaplarını çıkarıyor. Gece dinlenmesine çekilmiş vatani görevini yapan Mehmetçikler koğuşta birden askeri düzende toplu olarak kitap okuyorlar. Teftiş yapan komutan bütün koğuştakilerin kitap okuduğunu görünce şaşırıyor. Teftişe ara verip o da başlıyor okumaya. Teknedeki balıkçılar, demir atıp kaptan köşkünde toplanıp kitaplarını okuyorlar. İstanbul’da Moda’da yüzlerce insan bir elinde dondurma, bir elinde kitap bazen şaşırıp kitabı yalıyor. Meclis oturumuna ara veriyor ve salondaki tüm milletvekilleri, Başbakan dahil kitaplarını okumaya başlıyor. Başbakan’ın kitap okurken fotoğrafını çeken gazetecilere Başbakan, “Çocuklar siz de okuyun.” diyor. Artvin Yusufeli’nde çay bahçesinde oturanlar kitaplarını çıkarıp okuyorlar; “Çay ister misiniz” diye garson sorunca müşteri garsona bir kitap uzatıyor. Şanlı Urfa Balıklı Göl’ün parkında yanına kitap almayı unutmuş bir genç ne yapacağını şaşırınca yaşlı bir amca onunla kitabını paylaşıyor; birlikte okuyorlar. Kitapçılar 30 dakika boyunca kitap satışını durduruyor; bu süre zarfında kitapçıda kitap okumak serbest bırakılıyor. Kitapçılar hiç görmedikleri kadar bir rağbet görüyor. Ergenekoncular, hacılar, hocalar, alimler, berduşlar, artistler, yıldızlar, sönmüşler, parlayanlar, mahkumlar, mahdumlar, cümbür cemaat okuyor.


Ülkede çılgın bir sessizlik hakim. Türkiye 30 dakikalığına bir açık hava kitaplığına dönmüş.

Yabancı turistler şaşırıp kalıyorlar; banklarda oturanlar, ayakta duranlar, metroda gidenler şoförler, yolcular, çöpçüler, taksiciler herkes kitap okuyor. Turistler bir kafeye giriyor ve burada da herkesin kitap okuduğunu görünce kendi dillerinde “Neler oluyor? Bilimkurgu filminde miyiz? Bu Türkler bizimle dalga mı geçiyor?” diyorlar. Kitap okuyan bir müşteri, işaret parmağını ağzına doğru götürüyor ve “şışşt” diyor; ardından anlayışlı garson elindeki kitaba ara verip yeni gelen turistlere kendi dillerinde bir kitap getiriyor. Turistler ne olduğunu anlamıyor; ama “buranın adeti bu” herhalde diyerek onlar da okumaya başlıyor.


Her gün saat 20:30’da ibadet eder gibi Türkiye içten bir şekilde sessizce aydınlanıyor. Bu değişim kampanyasının adını soran turistlere “Sessiz Devrim-Quite Revolution” diye cevap veriyorlar. Türkiye’de insanlar sakinleşiyor; düşünüyor; akıllıca konuşuyor; öğrenciler kitap okumaktan, ders çalışmaktan zevk alıyor. İnsanlar sadece okumuyorlar; kendileri hakkında, aileleri hakkında, dünya hakkında derin derin düşünüyorlar. Aile içinde daha iyi iletişim kuruyorlar. Özellikle çocukların derslerinde radikal bir iyileşme oluyor. Aile içinde konuşulan konular değişiyor ve nitelikli hale geliyor. Keyifli paylaşımlar başlıyor. Üniversite sınav sonuçları iyileşiyor. Türkiye’de sessiz, ama büyük bir devrim oluyor. Unutmayın bu devrim bu akşamdan itibaren siz kitap okumaya başlayınca gerçekleşecek.

Yazan : Melih ARAT

Benzer Yazılarımızın Listelesi Aşağıdadır!

  • İkinci Şansı Kaçırma
  • Melih Arat – Alternatif Geliştirme
  • Kitap Nasıl Okunmalıdır – Melih Arat
  • Kaybedeceğimiz En Büyük Şey – Melih ARAT
  • Başarının Sırrı: Doğal Olmayan Kaynaklar Geliştirmek – Melih ARAT
  • Sevmek Zamanı – Melih ARAT
  • Kendinize Güvenmeyin ve Hiçbir Şey Öğrenmeyin – Melih Arat
  • Değişimi Uygulamaya Sokmak – Melih ARAT
  • 104 Adım Teorisi – Melih ARAT
  • Yüksekte misiniz, Alçakta mı? – Melih Arat
  • Sosyal Zeka – Melih ARAT
  • Dinlemenin Gücü – Melih Arat
  • Mesajlar da Devrim , Türkçe Karakter Çok Yakında
  • Yorumunuzu Bırakın

    Add your comment below, or trackback from your own site. RSS ile subscribe to these comments takip edebilirsiniz.

    Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

    You can use these tags:
    <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

    This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.