Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır
Anasayfa » Kişisel Gelişim

Sonsuz Bir Karanlığın İçinde Doğdum

4 Haziran 2010 Yorum yok

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi… Ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.

Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla… Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim…

İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu… Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi… Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.

İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu… Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra…
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…

Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi…
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi…


Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta…
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Namusun önemini öğrendim evde…
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün…
Ve gerçeğin acı olduğunu…
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

Ben dostlarımı ve sevdiğim arkadaslarımı ne kalbimle nede aklımla severim.


Olur ya …
Kalp durur …
Akıl unutur …
Ben dostlarımı ve sevdiğim arkadaslarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur …

Mevlana

Benzer Yazılarımızın Listelesi Aşağıdadır!

  • Hayattan Ne Öğrendiniz
  • Her Şeyin Olup Bittiği Yer Kendi İçimizde Bir Yer
  • Kaçarken Çıkardığımız Topuk Sesi Hayatı Kırar
  • Oyunun Amacı Olduğum Şeyi Bulmakmış..
  • Kendini Tanıma Testi ( Bilinçaltı Testi )
  • Hayatın Bize Öğrettikleri
  • Şiirle Kişisel Gelişim
  • Bir Duruşu Olmalı İnsanın
  • Girişimci Bir Kişilik misiniz? – Test
  • ” Hayat Senin Algıladığın Kadardır” yazıyor Gazali’nin Sufi Yol Haritasında
  • Hayatınız Ne Olursa Olsun Gizlice Mutlu Olun
  • Çekingenliğin Sebepleri Nelerdir ve Çekingenlikten Nasıl Kurtulunur
  • Hayatı Şarj Etmeyi Biliyor musunuz?
  • Yorumunuzu Bırakın

    Add your comment below, or trackback from your own site. RSS ile subscribe to these comments takip edebilirsiniz.

    Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

    You can use these tags:
    <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

    This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.