Stres O Bir İllet – Cihangir Önalan
Çağımızın büyük ve ince hastalığı stres. ..
Hemen hemen hepimizin mutlaka şikayet ettiği etrafındakilerede kötü bir enerji yaydığı stresli anları vardır. Hatta bazılarımız bunun tedavi edilmesi için psikolog ve psikiyatrların kapılarını aşındırmakta, antidepresan haplar sayesinde mutluluğu yakalayacaklarını veya da ona erişebileceklerini düşünmekteler.
Maddi durumu iyi olan kişiler bunlarla yetinmeyip kendilerine yeni hobiler edinmekte veya yogaya, feng shuiye kurslarına gitmekteler. Psikolog ve psikiyatrlar paralarına para katarken gariban yurdum vatandaşıda stresini atmanın yolu olarak ata yadigarı rakı şişesine sarılmakta veya bir az daha ileri giderek birde yanına bir saz söz eklemekte. Yurdumun bayan vatandaşlarıda televizyonlarda yayınlanan hüzünlü, traji komik dejenere evlilik programlarını izlerken tatlı tuzlu ne varsa çayın yanında atıştırıp kilosuna kilo katmakta.
Birde gençlik var, onlar stresi atmanın yollarını daha heyacanlı içsel dünyalarında uç noktalarda yer alan duyguları ortaya çıkartarak bulmaya çalışmaktalar.
Hangi yaş şart ve medeni durumda olursa olsun bu yöntemlerin hiç birinin gerçek bir mutluluk ve huzur vermeyeceği aşikardır. Stresi yenmenin yolu hayata ve hayatta olanlara sahip olduklarımıza sevgiyle bakabilmek ve kendimizi şanslı görmekten geçmektedir.
Hayatta stresi ve mutsuzluğu yenmenin yolu hayata olan enerjinizin yeniden toplanmasından geçmektedir.
Stresli olduğunuzda yada hayatın size karşı adil olmadığını düşündüğünüz anlarda sakın yerinizde durmayın gidin bir huzur evini, gaziler derneğini, kimsesizler yurdunu veya çocuk esirgeme kurmunu ziyaret edin. Ve onlarla konuşun gözlerinin içine bakın. Görüceksiniz sizden çok çok zor bir hayat sürmelerine karşın gözleri sizinkinden daha parlaktır konuşurken. Çünkü onlar bu hayata sarılmış hayat enerjisini yitirmemiş ne olursa olsun yaşamayı seven insanlardır.
Bunların hiç birini yapamıyorsanız eğer annenizin babanızın dizlerine yatın. Çocukluğunuza geri dönün sevgi şefkat ve şımartılmayı bekleyin. Sevgilinize koşun ve onu ne kadar çok sevdiğinizi haykırın yüksek sesle. Çocuklarına sarılın ve onlarla oturup oyun oynayın. Bunları yaparken ama mutlaka karşınızdaki insanların gözlerinin içine bakın ve o ışığı kaçırmayın. O ışıkla sarılın hayata. Stresinizi ve umutsuzluğunuz kaldırın ortadan.
Kalbiniz ve beyniniz hayat ışığınızı topladığı an stresinizde ortadan kalkacaktır.
Unutmayın stres bir illet olabilir ama hayat yaşamaya değer.
İnsanın hükmedemeyeceği tek şey yine kendisi olabilir onun haricinde sizin hükmünüze girmeyecek hiç bir şey yoktur…
Stressiz hayata sevgiyle bakan bir yaşam dileğiyle….
Mutlu kalın enerjinizi kaybetmeyin…
Cihangir Önalan/ 23.02.2010










Yorumunuzu Bırakın