Articles tagged with: Can Dündar
Kişisel Gelişim »
Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti. Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor. Önce yalnızdık. 9 ay boyunca karanlık bir yerde dışari çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak geldik. Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi. Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik :
Bir yerde bir eksik var.
Korktuk. “Bunun sebebi ne?” diye sorduk kendimize. Cevabı yapıştırdık:
Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var. O yuzden eksiklik hissediyoruz.”
Peki, neye sahip olmamiz gerekiyor?
Çocukken,”yaşımız …
Kişisel Gelişim, Yaşam »
Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.
Sanıyoruz ki çok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.
Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi?
Çevremizde kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.
Ben ten uyuşması kadar ruh uyuşmasının önemine inanırım. Hatta insanların eş ruhlarının olduğuna bile inanırım. Ama ruhları olmayan bedenler birbirleriyle ne kadar uyuşabilir ki? Evet, önce göz görür fakat ancak ruh sever. Ayrıca ruhumuz …
Kişisel Gelişim, Yaşam »
Evlilik , inanmadigim halde icerisinde 17 seneyi bitirdigim bir kurum benim icin..
17 senede (abartmiyorum) 40 cift arkadasimin son verdigi kurum ayni zamanda da…
Evliligimin bu kadar uzun surmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan geciyor.
Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan…
Nedir bu dayatmalar?Erkegin muhakkak kadindan yasca buyuk olmasi , egitim seviyesinin erkegin lehine yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi…
Olmaz,yurumez diyor toplum…
Kültür-Sanat, Yaşam »
Ağır bir ÖSS sorusu gibiydi Esquire dergisininki…
“Hayattan ne öğrendiniz?”
Verilen süre içinde aklıma gelenleri aşağıda yazdım.
Yanlışların doğruları götürmeyeceğini umuyorum:
* * *
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
* * *
Kültür-Sanat »
Hep ulu önder Mustafa Kemal’in o sert mizacı konuşulur. Resimlerde ki o keskin bakışları, kendinden emin tarafları..
O sert görünüşün arkası hiç bir zaman tam açıklanmadı, insanlarla paylaşılmadı. İşte Can Dündar bir kez daha karşımıza çıkıyor. Can Dündar‘ın yazıp yönettiği, müziklerini Goran Bregoviç‘in yaptığı Mustafa filmi 29 Ekim’de gösterime giriyor. Ben de büyük heyecan ve merak uyandıran Mustafa, siyah beyaz Atatürk belgesellerinden sıkılan, klasik bilgiler ile zihinleri sığlaşan gençlere modern animasyon teknikleri, samimi bir dil ile Mustafa’yi anlatmayı hedefliyor.
Atatürk’ü anlatan bir çok belgesele imza atan Can Dündar, bu kez parçaları birleştirmek …
Yaşam »
Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğretmenim…
Hayatımızın en değerli varlıklarını siz devralacaksınız.
Bir kısmı ağlayıp sızlayacak, bir kısmı kürsünüzde zıplayacak, biri okuldan kaçacak belki, diğeri altına kaçıracak.
Tanıdık manzaralar sizin için…
Bundan böyle anne babalarından çok sizinle olacaklar; ışığa koşan pervaneler gibi etrafınızda dolanacak, her sözünüze inanmaya hazır bir sevdalılar ordusu halinde gözünüze bakacaklar.
Kültür-Sanat »
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.



