
İnsanlık tarihi boyunca dua, yönelme, eğilme ve teslimiyet hareketleri farklı inançlarda benzer biçimlerde yer almıştır. Bu yazıda, İslam’daki namaz ibadetine benzer ritüellerin tarihsel izlerini inceleyeceğiz. Namaz, İslam’ın en temel ibadetlerinden biridir. Günde beş vakit kılınır, kıble yönüne dönülür ve rükû ile secde gibi bedensel hareketler içerir. Namazda hem Kur’an tilaveti hem de dua bulunur; yani beden, dil ve kalp birlikte ibadet eder. Bu özellikler onu birçok dini ritüelle biçimsel olarak ilişkilendirilebilir hale getirir. Hinduizm’de Puja adı verilen ibadetlerde, tanrılara yönelme, eğilme ve yere kapanma gibi hareketler yapılır. Tapınaklarda veya evlerde tanrı heykelleri önünde eller ve alın yere değdirilerek saygı secdesi gerçekleştirilir. Ayrıca “Surya Namaskar” yani Güneş’e selam duruşu, güneşin doğuşu ve batışında yapılan bir hareket dizisidir. Bu, bedensel dua anlamı taşır ve zaman düzeni açısından namaz vakitleriyle benzerlik gösterir. Yahudilikte günde üç vakit dua vardır: Şahrit (sabah), Minha (öğle) ve Maariv (akşam). Bu dualar sırasında Kudüs’e yönelme esastır. Dua eden kişi, eğilme ve ayakta durma pozisyonlarını kullanır. Bu sistem, İslam’daki beş vakit namaz düzeninin öncülü olarak kabul edilir. Erken dönem Hristiyanlar da günde belirli vakitlerde dua ederdi. Birçok kilise hâlâ Doğu’ya (Kudüs’e) dönerek ibadet eder. Katoliklerde diz çökme, eğilme ve haç çıkarma gibi bedenle yapılan hareketler vardır. Mezmurların okunması ve dua formülleri, Kur’an tilavetine biçimsel olarak benzerlik taşır. Budizm’de secde, saygı ve teslimiyetin en belirgin ifadesidir. Tapınaklarda Buda heykeli önünde üç kez yere kapanmak (prostration) geleneği vardır. Ayrıca belirli saatlerde yapılan chanting (ilahi söyleme) seansları, namaz vakitlerine benzer bir düzen oluşturur. Antik Mısır rahipleri günde birkaç kez belirli saatlerde tapınak ibadetleri yapardı. Zerdüştlük (Mazdeizm) ise bu açıdan dikkat çekicidir: Günde beş vakit dua sistemi bulunur. Dua öncesi eller ve yüzün temizlenmesi ise abdest uygulamasına benzer bir ritüeldir. Bu yapı, İslam’daki namaz sistemine tarihsel bir köprü oluşturur. Namaz, biçimsel olarak birçok dinin ibadetlerinden unsurlar taşır. Ancak İslam’daki namaz, bu unsurları tevhid (Allah’ın birliği) inancı etrafında birleştirir. Aracısız, doğrudan Yaratan’a yönelme anlayışıyla namaz, insanlık tarihindeki tüm ibadet biçimlerinin özünü evrensel bir teslimiyet dili haline getirir.
İslam’daki Namazın Özellikleri
Hinduizm’de Benzer Unsurlar
Yahudilikte Günlük Dua ve Yönelme
Hristiyanlıkta Diz Çökme ve Doğuya Yönelme
Budizm’de Secde ve Teslimiyet
Antik Medeniyetlerde Günlük İbadetler
Sonuç: Evrensel Bir Teslimiyet Dili
Bir yanıt yazın